hey balık

Filed Under (hayalcianne) by hayalcianne on 31-08-2009

p1480311.JPG

(Bana gerçeği söyle yoksa seni şimdi  hemen yerim)

p1480388.JPG

p1480305.JPG

Büyük öğrenmenin V. bölümünde Konfiçyüs

”Dünyaya güzel karakterlerini göstermeyi isteyen eskiler önce devletlerini bir düzene koyacaklardı.

Devletlerini düzenlemek isteyenler önce evlerine bir çeki düzen verecekti.

Evlerini bir düzene koymak isteyenler önce kişiliklerini terbiyeden geçirecekti.

Kişiliklerini teribyeden geçirmek isteyenler önce akıllarının düzelmesini  sağlamalıdır

.Akıllarının düzelmesini isteyenler de önce isteklerinin içten oluşunu elde etmelidir.

İsteklerinin içtenlikli olmasını isteyenler önce bilgilerini artırmalıdır.

Bilgilerinin artırılması bazı şeylerin incelenip araştırılmasına bağlı.

Bir çok şey incelendiğinde bilgiler artıp genişler;bilgiler artınca isteğin içtenliği elde edilir.

İsteyin içtenliği kazanılınca akıl düzelir.Akıl düzelince kişilik terbiyeden geçmiş olur ” .der

Biz kendimizi bulma yolculuğumuzun neresindeyiz?

Çocuklarımızı yetiştirirken ve biz yetişirken  birileri bizi ve onları kınamaya ,yargılamaya, ayırmaya, süzmeye  ve susturarak kendi istedikleri gibi davranmamızı ;onların doğrularını yaşamamızı bekliyor.Bunu devletin en büyükleri ile ailenin her ferdi açıkça ve yoğun bir pisikolojik şiddetle sosyal dayatma adıyla  yada genel toplum kuralları çerçevesinde ; farkında ve farkında olmadan  gerçekleştiriyorlar.Kimin  doğrularıyla yaşayacağımıza ; hayatın hangi  anında karar vermeliyiz?

Aid olduğumuz toplumun gerçekleri bizi bağlamıyorsa  çekip gitmelimiyiz? Yada kalıp kendi gerçeğimizin gerillası mı olmalıyız.!&?

  Başlangıç evrelerini  pas geçerek   yaşanılan çocukluktaki neşe  ,yaratıcılık ve merak zaten  tamamen etrafımızdaki  eli baltalı bir çok ormancının ruhumuzun bütün yenilikçi ,girişimci duygu fidanlarımızı kesip biçmesiyle ;bizi sıradanlaştırma mücadelelerine karşı koymadan ilk yenilgilerimizi sineye çektiğimizin bile farkında değiliz.

 Kişiliğimizin gizli alt metin şifreleri oluşmuş zaten ve  içimizdeki karanlıklarla bir gölge gibi  kalıyoruz hayatın içinde .Oysa güneşi elimizle tutacak güç varken içimizde…..

Işıksız ,heyecansız ve hüzün içinde ;içinden çıkılmaz gelgitlerde boğulacak gibi+yiz. Çırpınarak ve güya yüzerek( yaşamak manasında  ) hayat denizinde yol almak bir yana dibe batmadan suyun yüzeyinde kalma mücadelesi içinde+yiz topluca  .Oysa bilinç altımızda sudan korkularımız olmasa ve kendimizi bıraksak  su bizi yüzeyinde tutacak  .BU BİR FİZİK KANUNU ,İSTESEKTE BATMAYACAĞIMIZ gerçeyini görmezden geliyoruz.

Herkez kendi kader akıntısında ilerleyecek. Tomas Merton  ”Herşeyden önce tüm insanların ortak bir hedefleri bulunmasına karşın her birey aynı zamanda korku ve titremeler içinde kendi için, kendi kişisel kurtuluşu için çalışmak zorundadır .Birey kendi çözümünü ve kendi var oluşunun anlamını bulmak zorundadır.Eğer bu sorumluluğu  başkalarına aktarmaya çalışıyorsa yada başkalarına teslim oluyorsa var oluş amacını öğrenmekte başarısızlığa düşer.

Siz bana kim olduğumu söyleyemezsiniz ve bende size kim olduğunuzu söyleyemem!SİZ KENDİ KİMLİĞİNİZİ BİLMİYORSANIZ SİZİN KİMLİĞİNİZİ KİM BİLEBİLİR?…..der

(belki balık bilir)

p1480425.JPG

Söyle bakalım  hayalcianne sen güneşi elinde mi tutacaksın ?Yoksa sadece karşısında durup bir gölgemi kalacaksın?  çok uzun zamandır düşündüğüm bir soru

p1480437.JPG

Bir dostum demişti ”hayatın zor  sorularını yanıtlayamıyorsan  oğluna bak o sana bütün cevapları söyler ,onun gözlerinde kendi gerçeğini oku”  ..

Bende baktım gözlerinin içine bütün bir yaz ve hepimizin hayat denizinde birer balık olduğumuzu  gördüm en sonunda Neşeli ,çılgın akıntıya karşı direnen ,kendini varoluşun evrensel akışına bırakamayan ,yada bazılarımızın hiç evrenle işi olmayan unutkan balıklarız hepimiz.

BÜYÜK BALIKLARIN KÜÇÜK BALIKLARI YUTTUĞU

Ben bir karabalık hikayesi  de bilirim  ama bu post çok uzadı şimdideen

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens
DeliciousFacebookDigg
RSS FeedStumbleUponTwitter

Yorum Yaz

Uses wordpress plugins developed by www.wpdevelop.com