derin iletişim

Filed Under (okudum) by hayalcianne on 12-06-2009

p1300983.JPGp1300900.JPGp1300979.JPG 

Senarist derki:

Hayattaki en zevkli dördüncü şey ,insanların birbiriyle derin iletişim kurmasıdır…..Yani size karşı hiç ön yargısı olmayan ve söylediklerinizi anlama  kapasitesine sahip olan biri ile  yapılan iletişim .

Bu tür iletişim sürekli olmaz belki birkaç ayda bir,  belirli bir konu da başlayıp sonra çok farklı konulara yönelen sohbetler şeklinde gerçekleşir.

Ama bu sohbet bitiği zaman kendinizi çok güzel bir yemek yemiş gibi,yada çok güzel bir konserden çıkmış gibi ruhen doymuş,tatmin olmuş hissedersiniz.

İletişim kurmak,ruhun temel ihtiyacından biridir.Böyle bir iletişimin etkisi aylar sürer VE bu ihtiyaç karşılanmazsa kendimizi koskoca evrende yapayalnız ve amaçsız hissedebilir-MİŞİZ .Yalnız olmadığımızı anlamak ve hayatımızın  aktığı yönü kestirebilmek için bizimle aynı frekansta bir başka ruhla iletişime geçmemiz  mutlaka gerekmekteymiş .

Şimdi tamda sistem yayıncılığın  alt başlığı Güçlü İletişimRehberi olan ”Ah Kendime Bir Kulak  Verebilsem”isimli kitabı okurken   yazarları: Jacques Salome ve Sylvie Galland

 Hissediyorum ki karmasal çağrılar kapsama alanıma sızmakta ve ben gönül gözlerimi iyice açmalı ve bu kitabı okumama sebep bilgenin güzel sözünü çalışma masamın en önüne kocaman yazmalıyım IŞIĞI YAK!

bir süre bu cümlelerle karşı karşıya kalmalı iyice özümsemeliyim     çünkü senarist:

Derinlikli karakterler yaratmak için önce kendi ruhunuza inebilmeli ,orada bütün iyi ve kötü yönlerinizle  yüzleşebilmelisiniz diyor.

Sonra da başka insanlarla anlatığı biçimde derin iletişim kurabilme yeteneğinizi geliştirip ancak bu sayede ruhu bütün çıplaklığı ile tanımlayabilir ve izleyicilerdede  okuyucularda  da ,kalıcı bir etki yaratan eserler verebilirsiniz  diyor.

Böyle karakterler yaratmak günümüz yazarlarını bile zorlarken ,ben sadece kendi ruhumun şifrelerini çözebilsem ;bu bile kişisel gelişimime  büyük bir katkı sağlar diye düşünüyorum.

Bir çok insan  kendisini gururdan arınmış,kin tutmayan  ve yargılama eğilimi olmayan olarak  tanımlıyor  kendini ; ama senaristin  bahsetiği derinlikte ilişkiler kuramamalarının  (gündelik hayatın yüzeysel boyutun da ne yapıyor yada ne kadar başarılı  görünüyor olurlarsa olsunlar neden büyük bir yalnızlık  hissi içinde boğulduklarını  HİÇBİRZAMAN açıklıyamıyorlar  KİMSE BU SORUNUN YANITINI BİLMİYOR)diyor .

Bilgenin Güzel Öğüdü:

Karanlık bir odaya girdiğinizde oraya buraya çarpıp yara bere içinde kalmamak için eşyların yerlerini bin bir zahmetle ezberlemek yerine,ışığı yakın!diyor. Teferruatla uğraşma, sadede gel diye anlıyorum ben.

Arka kapakta ki son paragrafın ikinci  cümlesi:

Değişmez kabul ettiğimiz pek çok iletişim güçlüğü   ve beraberinde gettirdiği ağır yüklere farkındalığımızı açarak ışık tutmalıyız kendimize .Biz güçlüyüz bize düşen yolumuzu el yordamıyla bulmak değil, çevremizi ve önümüzü görerek, güvenle devam etmek .

Derin iletişim içinde olduğum fiziken çoook uzakta ki  bir dostumun doğum günü

..iyikii doğdun  ” N”  o kadar iyi bir hayat sihirbazı ki hep yanım da olmayı başarıyor  HER SEFERİNDE.

Aramızda okyanuslar ,dağlar, denizler, bulutlar  olsada ruhlarımız aynı evrende el ele.

Derin iletişim kurmayı BAŞARABİLDİĞİNİZ  BİRİLERİ OLSUN  SİZİNDE KALBİNİZDE  .

ve” ışığı yakalım” neremiz karanlıksa orası aydınlansın…

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens
DeliciousFacebookDigg
RSS FeedStumbleUponTwitter

Yorum Yaz

Uses wordpress plugins developed by www.wpdevelop.com