derin iletişim
Filed Under (okudum) by hayalcianne on 12-06-2009
Senarist derki:
Hayattaki en zevkli dördüncü şey ,insanların birbiriyle derin iletişim kurmasıdır…..Yani size karşı hiç ön yargısı olmayan ve söylediklerinizi anlama kapasitesine sahip olan biri ile yapılan iletişim .
Bu tür iletişim sürekli olmaz belki birkaç ayda bir, belirli bir konu da başlayıp sonra çok farklı konulara yönelen sohbetler şeklinde gerçekleşir.
Ama bu sohbet bitiği zaman kendinizi çok güzel bir yemek yemiş gibi,yada çok güzel bir konserden çıkmış gibi ruhen doymuş,tatmin olmuş hissedersiniz.
İletişim kurmak,ruhun temel ihtiyacından biridir.Böyle bir iletişimin etkisi aylar sürer VE bu ihtiyaç karşılanmazsa kendimizi koskoca evrende yapayalnız ve amaçsız hissedebilir-MİŞİZ .Yalnız olmadığımızı anlamak ve hayatımızın aktığı yönü kestirebilmek için bizimle aynı frekansta bir başka ruhla iletişime geçmemiz mutlaka gerekmekteymiş .
Şimdi tamda sistem yayıncılığın alt başlığı Güçlü İletişimRehberi olan ”Ah Kendime Bir Kulak Verebilsem”isimli kitabı okurken yazarları: Jacques Salome ve Sylvie Galland
Hissediyorum ki karmasal çağrılar kapsama alanıma sızmakta ve ben gönül gözlerimi iyice açmalı ve bu kitabı okumama sebep bilgenin güzel sözünü çalışma masamın en önüne kocaman yazmalıyım IŞIĞI YAK!
bir süre bu cümlelerle karşı karşıya kalmalı iyice özümsemeliyim çünkü senarist:
Derinlikli karakterler yaratmak için önce kendi ruhunuza inebilmeli ,orada bütün iyi ve kötü yönlerinizle yüzleşebilmelisiniz diyor.
Sonra da başka insanlarla anlatığı biçimde derin iletişim kurabilme yeteneğinizi geliştirip ancak bu sayede ruhu bütün çıplaklığı ile tanımlayabilir ve izleyicilerdede okuyucularda da ,kalıcı bir etki yaratan eserler verebilirsiniz diyor.
Böyle karakterler yaratmak günümüz yazarlarını bile zorlarken ,ben sadece kendi ruhumun şifrelerini çözebilsem ;bu bile kişisel gelişimime büyük bir katkı sağlar diye düşünüyorum.
Bir çok insan kendisini gururdan arınmış,kin tutmayan ve yargılama eğilimi olmayan olarak tanımlıyor kendini ; ama senaristin bahsetiği derinlikte ilişkiler kuramamalarının (gündelik hayatın yüzeysel boyutun da ne yapıyor yada ne kadar başarılı görünüyor olurlarsa olsunlar neden büyük bir yalnızlık hissi içinde boğulduklarını HİÇBİRZAMAN açıklıyamıyorlar KİMSE BU SORUNUN YANITINI BİLMİYOR)diyor .
Bilgenin Güzel Öğüdü:
Karanlık bir odaya girdiğinizde oraya buraya çarpıp yara bere içinde kalmamak için eşyların yerlerini bin bir zahmetle ezberlemek yerine,ışığı yakın!diyor. Teferruatla uğraşma, sadede gel diye anlıyorum ben.
Arka kapakta ki son paragrafın ikinci cümlesi:
Değişmez kabul ettiğimiz pek çok iletişim güçlüğü ve beraberinde gettirdiği ağır yüklere farkındalığımızı açarak ışık tutmalıyız kendimize .Biz güçlüyüz bize düşen yolumuzu el yordamıyla bulmak değil, çevremizi ve önümüzü görerek, güvenle devam etmek .
Derin iletişim içinde olduğum fiziken çoook uzakta ki bir dostumun doğum günü
..iyikii doğdun ” N” o kadar iyi bir hayat sihirbazı ki hep yanım da olmayı başarıyor HER SEFERİNDE.
Aramızda okyanuslar ,dağlar, denizler, bulutlar olsada ruhlarımız aynı evrende el ele.
Derin iletişim kurmayı BAŞARABİLDİĞİNİZ BİRİLERİ OLSUN SİZİNDE KALBİNİZDE .
ve” ışığı yakalım” neremiz karanlıksa orası aydınlansın…
Start Slide Show with PicLens Lite





Beylikdüzü'nde Anaokulu tavsiyesi.










