…..

Sayfa (neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 15-08-2010

P20005521

P2000137

P2000815

P2000801

 

P2010309

P2010153

P2000317

P2000069

P2000305

P2000303

P2000070

P2000150

P2000125

P2000898

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

yaz – 4

Sayfa (neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 26-07-2010

 

P19602052

 

P19602041

 

 

P1960461

P1960575

P1960573

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çan’daki Çanakkale Seramiğin fabrikasını gezme fırsatım da oldu …

P19602321

P1960255

P1960599

P1960594

Günebakanıma binlerce teşekkür  http://gunebakantarlalari.blogspot.com/ 

P19602261

Çanakkale anlatılmaz yaşanır derlerdi..

Çanakkale’yi görmek

 

 ” bir ülkenin geleceğini görmek için geçmişini görmek gerekir ’’sözlerini  anımsattı bana..

 

Çanakkale’yi görmek için bir günün alsla yetmediğini de farkettim…gidilecek o kadar çok yer varki bir çok yeri göremedim.

 

Benim Çanakkale’yi doya doya gezmek için üç güne daha ihtiyacım var dı.

 

P1960160

http://www.denizmuzeleri.tsk.tr/cdmk/sayfalar.asp?KID=267

P1960184

http://www.denizmuzeleri.tsk.tr/cdmk/sayfalar.asp?KID=409

P1960047

P19600761

http://www.360tr.com/17_canakkale/gelibolu/mehmetcik_sehitler_abidesi/

P1960069

P1960070

P1960207

P1960161

P1960189

P1960158+9878787

P1960138

P1960073

P1960072

P1960077

P1960079

 

P1960081

P1960223

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

AMATÖR hayalci

Sayfa (hayalcianne, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 21-05-2010

P1860031Hafta sonu iş toplantısı için gidiyordu..

Sadece yolda beraber olacaktık..

 

Benim yolları  çok sevdiğimi de biliyordu..

 ÖZELLİKLE gitme halini…

Bir yerden beşka yere geçerken ki duygu derinliğinin beni nasıl heyecanlandırdığını…

Onlarca değişik ağaç görecek olmanın  büyülü hissini hiç saymıyorum bile …

Aslında bir kaç gün  bütün bu heyecanlarıma rağmen biz—-siz git dediim…

 

DERS ÇALIŞMAM GEREKİYOR!!!( şimdiki en büyük heyecanım )

Sonra

 İyi gelecek sana biliyorsun dediii

Haklıydı

Her zamanki gibii…

 Çok iyi  de geldi..

 

Şansımıza toplantısıda erken bittii.

Daha çok  beraber vakit geçirdik

Kardeşime ve kuzene de kısacık merhaba dediik

Onlarda mutlu oldu

 Biz de

TOPLAM 37 saat sürdü herşey

7-8 saat toplantıları filan 

geriye kalan zaman yolda ve birlikte  geçtii

her anına deydiii

(benim için aşk onu hep yanında istemek….)

kalbimdesin  

 

 

 

 

 P1860367P1860278

P1860186

P1860021

P1860062

P1860047

P1850985

P1860067

P1860054

P1860060

P1860079

P1850969

P1860096

P1860075

P1860143

P1860006

P1850997

P1860065

 

 

P1860209+545787887774

 

 

P1850955

P1860299

 

 

P1850964

 

P1860222P1850900

 

 

P1860203

P1860241

 

P1860197

P1860240

Biraz derste çalıştım diyeyim usulden.. ara ara  yeşilden gözümü alabildiğim de ..

Ama hala okuduklarımı anlamadığım  bellii yazdığım alt metinden:)

Mutluyum böyle kimseye kendimi beyendirme çabam olmadan yaşamak ta yazmak ta  güzel  .

Özellikle Öğrenme halii içinde olmak

 Hep birşeyleri  yakalamaya çalışmak

Herşeyi bilmek istemem hiç bir zaman

Öğrenmeyi seviyorum çünkü ben….

Çocuklarıma

çocuğuma

aşkıma

dünyaya  ve herşeye amatörce bakıyorum hep

P1860223

ve garip şeyler bulup düşünüyorum her seferinde itina ile

 toprak olan milyonlarca insan şimdi belki

ağaç

dal

yaprak

 çimen

ÇİÇEK

olarak yaşamlarını sürdürüyorlar

belki de

belki onlar da çok kez benim gibi kendilerini çırak gibi hissettiler

usta olamadan  da ölüp gittiler

 

P1860234

P1860248

kim bilir hayat ustaları belki heybetli ağaçlar olarak yaşıyorlardır yer yüzünde  hala

kimisi   de cimenlik çayırlık

belki hayatın gerçek bir sihri vardır  gerçekten

o sihir bize her günü yaşanır kılıyordur

çimenin çimen

ağacın ağaç olmasının derin bir sihri

hiç birine aklım ermiyor hala

sevmek tir  belki o sihir

belki gidebilmektir her istediğinde

belki sana yok dedikçe var etmek v

e var olabilmek için çabalamaktır

belki paranın

markaların

pırıltıların  büyüsüne kapılmadan

parasız mutluluklar yakalamaya

çabalamaktır

 

savaşmaktır kendinle gerçek bir insan olmak için

 

herkes adam oldu 

  dediklerinde anne babalar

ben çırak olma hakkımı kullanıyorum diyebilmek  tir…

 bazende beni  bütün çıraklığıma rağmen hala sevebilen   bir hayat ustasına  asla hayır diyememek tir …

diye daha milyonlarca satır yazardım

anlamlı anlamsız

sonra hepsini silerim

 

silmemek için uzatmıyorum

 demiştim yol  beni derinden etkiler her seferinde

kopup giderim

silmiyorum özellikle izi kalsın hislerimin diye

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

bunu okuyorsan lütfen gülümse

Sayfa (hayalcianne, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 08-05-2010

Nisan başı gibi Adapazarı’na kardeşimi görmeye gittik çünkü dağıtımdan sonraki  yeri burasıydı:))

BU Uzun zamandır

Sürekli şükrettiğim BİR gelişme …

Hava cok soğuktu o günlerde.

BİR alışveriş Merkezi bulduk

Çocuklar , asker çok eğlendiler..

Kardeş Kardeş takıldık yine annem ve babam teşrif etmediler….. yine..

 

P1820018

http://www.speedcity.org/  

P1820039

 

P1810883

 

P1820036

P1810926

 

P1820056

 

P1820174

sen kalbimizdesin …en çok ta Kuzey’in  ŞİMDİ DAYIM HERKEZİ Mİ KORUYOR DİYE SORUYOR …HER ZAMAN

EVET DİYORUM

 

YANİ SÜPERMEN GİBİMİ…..

NEZAMAN NÖBET TUTUYOR …

HER ZAMAN

  BİZ UYURKEN DE Mİ ?

EVET   ..

DAYIM NEZAMAN GELİCEK????

 

bir yıldan az  bir zaman  :))gülümse biraz  DUYDUNMUUU GÜLÜMSEEEE  BİR YILDAN AZ BİR ZAMAN !!!!

 

4 NİSAN DURMUŞ BABAMIN ÖLÜM YIL DÖNÜMÜYDÜ akciğer kanseriydiiii

NUR İÇİNDE YATSIN .. O TARİH TE ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE BU SERGİYİ GEZGİİM

DURMUŞ BABAMI DÜŞÜNDÜÜM…

KANSER OLAN VE İYİLEŞEN ARKADAŞLARIMIN GÜZEL HABERLERİNİ ALIYORUMM

HER ZAMAN BİLDİĞİMİZ AMA GÖZ ARDI ETTİĞİMİZ ŞEYLERİ GÖSTEREN RESİMLERİ ÖZELLİKLE PAYLAŞMAK İSTEDİİM

MÜMKÜNSE SAĞLIKLA VE HUZURLA KALIN

:) KENDİNİZE İYİ BAKIN

 

P1820009

 

P1820001

 

P1810973

P1810974

P1810975

P1810979

P1810982

P1810983

P1810984

 

P1810990

P1810996

P1810991

P1810992

P1820086

BU ilanı görmek

 Beni biraz düşündürdü

Çevik Ticaret BİR Sakarya markası

Neden Ürün yüzü olarak bu  karakteri seçtiklerini

BİR ANLIK merak ettim dogrusu

 adam fasulyeyi”Alin”!!!mı demek istiyor ” almayın”! mi :) )!?

Ömer’e   göre ”almayanı çizerim ”diyormuş ….

 

ben fikrimi belirtmeyeceğim:))

Kardeşim benden taze fasulye istemişti giderken ..YAPTIM ..KAŞIK KAŞIK YEDİİmutluydu biz yanındayken

yanına  annemin yaptığı bazı tariflerden yaptım  ..yolda şahane bir Sürmene fırını denk geldii şimdiye kadar

 o büyük karadeniz ekmeğini hiç dumanı üstünde yememiştiim

sıcak sıcak öyle güzeldiki

……SAKARYA NEHRİ KIYISINDA neşeli bir yemek hatıramız oldu

 

sınavlardan sonra sendeyiz …

gülümsemeyi unutmaa

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

uzaktaki yakınlıklar

Sayfa (hayalcianne, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 08-05-2010

 

 

P1840976

P1840914

 

P1840934

P1840908

P1840942

P1850188

P1850190

P1850211

P1850162

 

P1850119

P1850155

 

P1850197

P1670373_800x600

 silivriye 10 dk mesafede bir köy

içinde bakkal bile yok aslında pek ev de yok…insanda 

terkedilmiş bi istasyon Fransızlardan kalma taş evler ve  kuş sesleri  var

orası Sinekli 

GEÇEN HAFTA SUNUM HAZIRLIKLARI İÇİN  EVE KAPANDIK AİLECE

 PAZAR SAAT ÜÇTÜ İŞLER  HALA BİTMEMİŞTİ ..

”HADİ DEDİİİ  ÇOK ÇALIŞTIN  SENİ O İSTEDİĞİN YERE GÖTÜREYİİM”

 

GERÇEKTEN Mİ DEDİİM

”EVET ”DEDİİ

 

aylar önce bir mağazada kasaya yaklaştığımda bir bilgisayardaki ekran koruyucu resme gözüm takılMIŞTI

tren yolu ve muhteşem yeşill rengi gördüğümde ..

içimden nekadaaaaar güzel diye geçti..

orda bir anlık yürüdüğümü hayal ettim

sonra kasada sıra bana geldii

ne güzel bir resim dediim

”ben çektim ”dedii kasadaki kişi

muhteşemmiş dediim

”buraya çok yakın bir yer ”

”terkedilmiş bir istasyon”  diye yolu anlattı

aylar,  zamanlar, hayat girdi araya

 

o anı unutmadım ama

adını yerini her şeyi unutmuştum

sonra eve yarım saat mesafedeki köye yolu bilmeden götürdü beni Ömer

AKŞAM GÜNEŞİNİ YAKALADIM

bazen bize uzak sandığımız yerler ve kişiler tahminimizden de yakındır aslındaa….

 

yolda bir eşeğe merhaba dediim

ineklere

kuzulara

yeşillere

 hiç sinek görmedik

görseydik onada merhaba derdiik

üç hafta sonra hayatımın akışını değiştirecek sınavlarım var onun için merhaba diyorum  ama

uzak bir merhaba gibi görünsede yakın bir uzaklık aslında …

 

 

 

 

P1840931

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

sen benim kırmızı istanbulum sun…

Sayfa (hayalcianne, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 30-03-2010

Akşam güneşinde baktım sana

 

Her  yerin al al dı İstanbul …

Belki bütün özlemlerim

Birikmiş ..

Senki alev umutlarım

Belki ONDAN  kan kırmızıydı  eskiden beri bütün caddelerin

 

Belki hayattan Birikmiş intikamlar  da var dı ceplerimde

Geçmiş zamanlarda kalan artık ismini cismini unuttuğum

Belki Yarim kalan hayallerimin sesi bu renk

Belki Uzaklık

Belki Mesafe denen heyecansız Yalnızlık halinın Okunuşu

Belki artık içine sığımadığım

 Eski Bir ben vardı içimde

Baktıkça sana ondan kurtuldum

Belki sadece sevdayı bulduğum içindi

Böyle her yeri kırmızı pembe arası bulanıklıkta Görmem

Belki aşkım hala içimde canlı ve ateş gibi sıcak ta

Ondan geçtiğim yerlerde izi kalıyor nefesimin

Bende bir ateş hokkabazıyım belki senin gibi

Belki ondan seviyorum bu VURUCU etkini

Bir anlık içini ISITAN Kibrit alevi gibi

Manzaranda bir anlık karın doyurmaya devam ediyor

Her zamanki gibi …

İstanbul

ilk gördüğüm deki kadar tokum sana

İçim senin kahkahanla dolu çünkü

Neşenle

 

 

Kırmızınla

Baktığım ve gördüğüm bütün kırmızılar kalbimin sesi de olabilir

 

Mermerdeki oymalar

Ferforjedeki desenler

Işıldaklardaki Yansımalar

Arabalarının eksozları bile Kırmızı görünüyor burdan bana istanbul

Çünkü sen benim Kırmızı İstanbulum’sun

Bende senin Hayalcin ..

Kalbimdesin

 

P1800504_450x600

P1800629_450x600

P1800493_450x600

P1800412_450x600

 

P1800495_450x600

 

P1800517_450x600

 

P1800594_450x600

 

P1800554_450x600

 

P1800655_450x600

 

P1800427_450x600

 

P1800503_800x600

 

P1800619_800x600

 

P1800547_450x600

 

P1800535_800x600

P1800465_450x600

 

P1800349_450x600

 

P1800452_450x600

 

P1800452+654789_450x600

 

P1800346_800x600

 

P1800356_800x600

 

P1800250_800x600

 

P1800288_800x600

 

P1800135_800x600

P1800214_450x600

P1800202_800x600

P1800179_800x600

P1800161_800x600

P1800170_800x600

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

Uzaktan bir ağaç görüp şuna bir tırmanabilsem dedim….

Sayfa (küçük şef, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 22-03-2010

P1790674

P1790678

Ağaçlar bana hayatı anlatıyor bu aralar …

Beni susturuyor Onlar konuşuyorlar hep …

Onun dallarının  Başka başka hikayeleri

Başka bir mazisi vardı ….

Hep anlattı … hiç susmadı sanki …

Her birinin gövdesine

gizli şifreler yazılmış gibi…

P1790571

Her ağacın kendini anlatma biçimi oldukça farklı

Her ağaç her hangi bir ağaç gibi görünsede

Kendi izini kendince çiziyor Özgürce gökyüzüne

P1790614_450x600P1790633_450x600

En tepede bir Ağaç kadar siradan

Ve bir ağaç kadar Özgün olabilmeyi

Başarabiiyormuyum diye düşündüm

Bir suRE …

P1790638_800x589

Ağaca tırmanmayı unuttuğumu hissettim KISA BİR AN..

Sonra hatırladım hemen ..

Ama bir anlık Korktum….

P1790595_800x600

İsterimki sen hiç unutma bir ağaca nasıl tırmanılır …

Hayatta ağaca tırmanmak gibi bazen …

Yaşamayı unuttuğunda kendinden korkmaya başlıyorsun

BİR AN …

P1790604_800x600

Hiç korkma

P1790679_800x600

Bazen tırmanmaya değer ağaçlar göreceksin yol kenarında …

Buna değecek inan …

P1790682_800x600

Yolda birini  gördüğünde dur dinle

Sana anatacak bir hikayesi vardır …

Mutlaka

P1790686_800x600

P1790577_800x600

Hiç korkma yaşamaktan ,sıradan olmaktan

Hiç kimseyi üstün yada ulaşılmaz yada degersiz yada çaresiz görme ….

Çünkü kusur herzaman görenin  kalbindeymiş  hiç unutma….

Ben bugün öğrendimki hepimiz kendimiz seçiyormuşuz hayatlarımızı …

P1790666_800x600

P1790522_800x600

Nerde ve nasıl yaşamak istediğimizi ..

ruhumuzu kimlerle eğiteceğimizi …

Hangi zorluklar ve hangi mücadeleleri göğüsleyebileceğimizi …

BiLerek geliyormuşuz dünyaya ..

P1790672_800x600

Akacak bir yol bulacaksın sende kendine …

P1790671_800x600

Kalbimdesin

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

emitt fuarı 2010

Sayfa (hayalcianne, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 18-02-2010

P1760140_800x600 

P1760145_450x600

 P1760330_800x6001

 P1760331_800x6001

P1760332_450x6001P1760330_800x6001P1760315_800x6001

P1760331_800x6001

P1760335_450x6001

P1760338_450x6001

 

 

 

P1760328_450x6001

P1760311_450x6001P1760309_800x6001

P1760308_800x6001

P1760313_800x6002

P1760148_800x600

 

P1760155_450x600

P1760159_800x600P1760168_800x600

 

P1760162_800x600P1760171_800x600

P1760175_800x600

P1760174_450x600

P1760172_800x600

P1760183_450x600P1760185_450x600

 

 P1760190_450x600

P1760192_450x600P1760197_800x600P1760196_800x600

 

P1760198_450x600P1760200_800x600

P1760201_800x600P1760213_800x600

 

 

 

 

P1760203_800x600P1760212_450x600

 

P1760202_800x600

 

 

 

P1760205_450x600P1760210_450x600

 

P1760206_800x600P1760205_450x600

P1760208_800x600

 

 

 

P1760211_800x600

 

 

 

 

 

 

 

P1760216_450x600P1760215_800x600

 

P1760217_450x600

 

 

 

 

 

 

 

P1760223_800x600

P1760229_450x600

P1760230_450x600

 P1760228_800x600

P1760231_800x600

P1760232_800x600

P1760233_450x600

P1760237_450x600

EMITT 2010 Fuarının Konuk Ülkesi MISIR.dı..
 küresel ekonomik krizin yarattığı durgunluğu aşmayı hedefliyor!
Geçen yıl bir ilke imza atarak konuk ülke uygulamasını başlatan EMITT Fuarı, 2010′da Mısır’ı ağırlıyor. 2006 yılında 44 bin, 2007 yılında 50 bin, 2008 yılında da 52 bin Türk turisti misafir eden Mısır, EMITT 2010 Fuarı’na konuk ülke olarak katılarak dikkatleri üzerine çekmeyi hedefliyor.
14. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını bir kez daha açtı. Asya’yı içine alan her bölgenin yanı sıra dünyanın dört bir yanından binlerce firmanın katıldığı EMITT 2010 Fuarı, geçen yıl başlattığı konuk ülke uygulaması kapsamında bu kez Mısır’ı ağırlıyor.

 

11-14 Şubat 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan EMITT Fuarı’na konuk ülke olarak katılan Mısır, bölge için son derece büyük bir önem taşıyan bu etkinlik aracılığıyla bir turizm destinasyonu olarak dikkatleri üzerine çekmeyi hedefliyordu . Fuar süresince çok sayıda tanıtım faaliyeti yürütmeyi planlayan Mısır, küresel ekonomik krizin yarattığı durgunluğu EMITT 2010 Fuarı ile aşmayı amaçlıyor du.

 

P1760303_800x600

P1760307_800x600

P1760304_800x600

P1760302_800x600

P1760300_800x600

P1760298_800x600

P1760287_800x600

P1760288_450x600

P1760272_800x600

P1760291_800x600

P1760295_800x600

P1760296_450x600

P1760280_800x600

P1760283_800x600

P1760281_800x600

P1760285_800x600

P1760268_800x600

P1760267_450x600P1760264_800x600

P1760262_800x6001P1760253_800x600P1760255_800x600

P1760252_450x600P1760243_800x600

P1760247_450x600

P1760250_450x600

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

bence ağaçlar ve balıklar insanlar dan daha özgür

Sayfa (hayal_hisseleri, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 30-12-2009

 Bir balık yada ağaç olmayı  hayal ettiniz mi hiç?

O zaman dünya da yaşamak bizim  için daha özgür bir eylem olabilirmiydi acaba?

Bir ağaç dallarını canı çektiği gibi uzatır gök yüzüne..

Gövdesi seneler geçtikçe kalınlaşır.

Ruhu görmüş geçirmiş bir adam  yada kadın gibi olgunlaştıkça, daha derine salar köklerini …

Bütünleşir toprakla….

Her mevsimde değişir DURMaDAN..GÜYA HEPSİ AYNIDIR AMA …

HEPSİ FARKLIDIR AĞAÇLARIN aslında…

Canları çektiği gibi dallarını çiçeklerle güzelleştirir+LER…

Rüzgarla dans eder+LER…

Güneşle flört.

Yaşam bir ağaç için bir yağmur damlasına nimet gözüyle bakmaktır.

Bir kuş yavrusuna dal  olmak…

Yada …

Okyanusta yüzen bir kara balık olmak istermiydiniz sizde ?

BEN İSTERDİM

Resim21

Resim72
Özgürlüğün  tanımlarını okudukça kendi özgürlüğünü sorguluyor insan…

 

Renouvier’ye göre:

 ”insanların doğru veya yanlış olarak kendilerinde bulunduğuna inandıkları eylem gücü olan  ”özgür irade” şöyledir:

“insanlar, sanki bilinçlerinin hareketleri ve bu hareketlere bağımlı olan eylemleri kendilerinde bulunan bir şeyin etkisi altında değişebilirmiş gibi ve sanki eylemden önce gelen o son anda kendilerini belirleyen hiçbir şey yokmuş gibi düşünme eğilimindedirler.”

Bu özgürlük kavramını kabul edebilir miyiz? Özgür irade bir gerçek mi yoksa efsane mi?

”….Şüphesiz bu şekilde tanımlanan bir özgürlüğün varlığını kanıtlamak imkansızdır. Çünkü bir önermeyi kanıtlamak, onun zorunluluğunu ortaya koymak, onun kabul edilmemesinin mümkün olmadığını göstermektir . Oysa özgürlük, eğer bir şeyi yapmama gücü, öngörülemeyen eylemlerde bulunma gücü ise, olumsallığı, yani zorunluluğun yokluğunu gerektirir. Alain bu konuyla ilgili olarak, “Herhangi bir özgürlük kanıtı, özgürlüğü yok eder” demiştir.

Özgürlüğü kanıtlamak mümkün değilse de belki onu yaşamak mümkündür. Tek kelimeyle özgür irade, kanıtlanamaz, ama yaşanabilir. Özgür iradenin varlığını savunan tüm filozoflar, psikolojik veya ahlaksal deneyimin basit tasvirlerinden hareket ederler. ‘

‘… bu satırları okuduğum yer ‘internet filazofunun mekanı  http://dusundurensozler.blogspot.com/

  Ama ortalarda pek tasvir bulamayız,  teori de herkes süper dir  ama uygulamada elimiz de ne vardır ve ne kalır geri..?

Resim13

Özgür olmak istiyorsak ne yapmalıyız?

Ben her zaman uygulamaya bakarım.  Uygulayamadığımız  teorileri ne yaparız?

Doktorlar ,öğretmenler,avukatlar,askerler,pilotlar,şöförler,anneler,mühendisler,yazarlar,aşçılar… teoriyle uygulama arasında  sıkışıp kalırlar hayatın içinde.

Resim33

Ama bence hayat tamamen uygulanan yaşanmışlığı kapsar .Teoriler matematikçiler ve fizikçiler için değilse  bizim için mi acaba ? 

Ama o zaman   hayatla çelişmez di sonuçlar?

Yabancı filozoflar neden pratik değil de teoriktirler acaba?

PRATİK ÖZGÜRLÜK  iLE

TEORİK ÖZGÜRLÜK ve

 FELSEFİĞİ ÖZGÜRLÜK   ARASINDA Kİ FARKLARI  KİM BİLİYOR onlardan başka ?

BELKİ  ÖZGÜR OLMAYI UNUTtukları  için HİÇ KİMSE BU TANIMLARLA İLGİLENMİYOR dur  aslında  …

İLGİLENSE NE OLUR SAN Kİ, HAYATA  KATABİLECEK BİR YOL BULABİLİR Mİ? +Kİ!

Bunun kısacık küçücük bir formülünü anlatamazlar ÇÜNKÜ …

Mesela Mevlana gibi ,Yunus gibi kendi toprağımızın ALİMLERİ olanlar aslında ne kadar yalınlar; hayata karşı hiç TEORİK  değiller…. dikkat ettiniz mi?

NASIL KISA ÇÜMLELER DE BÜYÜK ANLAMLAR GİZLEMİŞLER…’’su gibi ol deyip bu güne kadar akmışlar … lafı ve manasını hiç uzatmamışlar…
Bu dönem de ! VE GÜNÜMÜZ  TÜRKİYESİNDE ! ASLINDA HALA BÖYLE İNSANLAR VAR !

Ve topraklarımız da yeni değerler yetişmeye devam ediyor .

Alimler kadar Alim olamasalar da en azından tamamen teorik değiller .Özgüerlüğü paket yapıp süs bitkisi gibi kenara koymayan kelimelerle ,tamamen yaşama indirgeyerek kullanabiliyorlar..

Resim61

 

Hemde kendini VE YETENEĞİNİ yeterince özgür hissedememiş fakat”özgür çocuk ”yetiştirmek isteyenlere hayat ormanında  harika kısa patika yollar göstererek …

Resim41

yazının bundan sonraki bölümü

OYALAMAKAĞIDI.COM DA 25 ARALIK 2009 da yayınlandı

”Özgür bir çocuk yetiştirmek istiyorum? Bunun bir formül var mı? ”diye sormuşlar Şule ve Yankı Yazgan’a.

Onlarda cevap vermişler:

”Evet var ”…

Ben 2008 Nisan ayında edinmişim bu kitabı. İlk sayfasına her zaman not ederim aldığım tarihi.
Çocuğunuz Sizden Ne bekliyor kitabın adı. Tam 316 sayfa

Yıllardır ailelerin büyük ümitlerle merak ettikleri bütün konularla ilgili en sık sorulan soruları derleyerek içten ve işlevsel yanıtlardan oluşturmuşlar içeriği. Ara ara merak ettikçe karıştırılan, karıştırdıkça başka yanıtları bulma isteği yaratan bir kitap insanda.

Ve gelelim sorunun yanıtına152.sayfada Özgür çocuk yetiştirme formülü mevcut
(her zamanki gibi ailelerden aileye çocuktan çocuğa bireysel farklılıkları göz önünde bulundurmalıyız ama” özgürlük için önce ihtiyaçların karşılanması gerekir” diyor uzmanlarımız)

BURDA ÇOCUKLAR EN ÇOK NEYE İHTİYAÇ DUYARLAR SORUSU BELİRİYOR?

 

Cevap: 3s, 3ö

EVET, BÖYLE YAZIYOR AYNEN

Bu bir simge sadece,

Ama çocuklar en çok neye ihtiyaç duyarlara çok iyi bir cevap

Bende ilk okuduğumda bir kez daha okuma ihtiyacı hissetmiştim…

s1:sevgi
s2:sınır
s3:sorumluluk

ö1:övgü
ö2:öpücük
ö3:özen

Her maddeyi güzelce örneklerle açıklamışlar.

”Ne kadar da özgürlük başıboşluk, sınırsızlık, sorumsuzlukla sıkça karıştırılsa da…
Kendi sınırlarını bilmeden başkalarına karşı sorumluluk taşımadan” Özgür ”olunamaz özgürlük yukarıdakilerin doğal sonucudur ”diyor kitabın uzman yazarları.

Resim81

Doğaya
Hayvanlara
İnsanlara

ÇocuklarımızA ve kendimize öncelikle 3s’yi yaparak yaşayarak rol model olduğumuz gerçeği ile yüzleşerek
3ö ..LERİDE İHMAL ETMEMEK GEREKİYOR

3S ile 3Ö’yü ara ara tekrar tekrar içselleştiren HAYALCİANNE 


3O Aralık 2009
mutlu VE ÖZGÜR seneler size
banada mutlu VE ÖZGÜR yaşlar..
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens

kendini var etme savaşı

Sayfa (hayal_hisseleri, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 28-12-2009

www.oyalamakağıdı.com 19 aralık 2009 tarihinde yayınlanmıştır..

Resim10
Barbi ve lego sergisi ailede bölünmeye sebep oldu, oğlum hemen “bu Barbi’ler kızlar için, beni niye buraya getirdiniz” dedi ve beni girişte bırakarak babasıyla hemen legolar bölümüne gittiler, hayal kırıklığı yaşadım doğrusu ucundan bakabilecek bir merak duymamalarına. Bende 50 yıllık Barbi serüvenini derin derin, yavaş yavaş, bazen elbiselerini, bazen dekorlarını, bazen bir kadının dünya tarihinde elli yıllık giyim kuşam stillerini gözleyerek ve saçsız bebeklerin olduğu zamanlardaki bebeklerle şimdilerin arasındaki kültürel farkları, yaşam tarzlarını inceledim. Hatta seksenler dönemi, doksanlar ama günümüze yaklaştıkça Barbi’nin dönüşümü, elbiselerinin kabarıklığı, saçlarının pırıltısı, uzunluğu, kızların hayallerinin nasıl değiştiğini açıkça gözler önüne seriyor. Ve tabii ki benim gibi düşünüyorsanız, hayatı boyunca bir tane bile Barbi’si olmayan milyonlarca çocuğun da olduğu gerçeği, bu ikonun çok dışında yaşayan ve bu dünyalara ait olmayan insanların yaşadıkları dünya gerçekleri ile de yüzleşiyorsunuz. Sergi bende ötekileri düşünme zorunluluğu getirdi…

Orada sırtı pek, altı kuru, üstü tiril tiril çocukları hayal ettim, hayata +1 ile başlayanları, ama bunun -1 ile başlayan tarafı da var. Ama benim gördüğüm bütün bunlardan, “yoksun çocuklar için ne yaptı bu barbi acaba” diye de düşündüm. Belki kaç çocuk okuttu da geçti aklımdan, kaç anneye temiz bir gelecek için iş sağladı, kaç kadın için fark yarattı acaba. Kızların pembe dünyasını görmek gerçekten çok güzel, o ayrı ama bunları da düşünmeden edemedim ben.

Resim11

Ben zaten hep böyleyimdir, neşeli kalabalıklarda bile hüzünlü bir yalnızlık bulurum kendime. Kızınız yoksa bile kadın olarak görülmesi gereken bir sergi, kim bilir sizlere ne düşündürtecek

Resim9

“Uçan Adam” çocuk tiyatrosuna davetliydik, harika bir oyundu. İçerik o kadar özenerek hazırlanmış ki, başlangıçta çocuklarla oyuncuların kaynaşması, oyunun interaktif olup çocukları içine katması, ara ara oyuncuların çocukların etrafında dolaşmaları, farklı ve çok özel bir seyir zevki yaşattı.

Taner Barlas’a özel olarak teşekkür ettim, “hocam bu eser ve oyun için çok teşekkür ederiz” dedim bir anne ve bir eğitimci olarak. Yılların hocası bu kadar mı naif, bu kadar mı alçak gönüllü olur bir insan dedirtecek tutum ve davranışlar sergiledi. O kadar etkilendim ve o kadar özendim ki, bir insan bu kadar bilgili, görmüş geçirmiş ve bu kadar sahici durmayı nasıl başarıyor dedim.

Ben oğluma bu erdemleri öğretmek için, bu tutumları ona nasıl göstereceğim diye düşündüm. Hayatın öğrenilmesi gereken ”değerlerini,” ancak değerli insanları izleyerek öğrenebileceğimizi fark ettim… Biz çocuklarımıza ne kadar erdemli davranıyoruz acaba diye sordum kendime ?

< P1660956_800x600

Bazen hayatın sıradan döngüsü içinde bazı cevherli kalpler de yetişir toplulukların içinde ;kendini hissettire hissettire.

Önüne setler koysanız da ,coşkulu bir dere gibidir ”yetenek” mutlaka akacak yol bulur kendine. “2003 yılı” o dönemler İstek Vakfı Özel Beykoz konakları anaokulunda çalışıyordum. Kocaman orman içinde ihtişamlı bir konak, sadece iki sınıf, bir müdür, iki öğretmen, bir sürü stajyerler ve yardımcılarımız, şoförümüzle beraber Türk filmlerini aratmayacak, neşe dolu hatıralar biriktirdim o yıllarda… Bir tanesi; her sabah küçük bir kız hoplaya zıplaya, hayatın bütün enerjisini gözlerinde biriktirmiş gibi neşeyle bakarak gelirdi yanıma, “günaydııın” diyerek büyük bir coşkuyla. Öperdi annesi, benim müdürümdü o dönemde, çok severdim kendisini, bütün bir yıl her gün beraber değilmişiz gibi yaz tatili planımızı da beraber yapar, tatile birlikte giderdik, ailece takılmayı da severdik..Hani bazı insanlar vardır, çalışmak ta, yaşamak ta onlarla keyiflidir ….Öyle bir kadındı Nilgün hn… o günden bu güne çok şey değişti, okul çoktan kapandı, Nilgün hn. ikinci çocuğunu, ben oğlumu doğurdum. meslek tatlı anılarla, gözümde canlanan hatıralarda kaldı, ama çocuklar büyüdü…. Nilgün hn. beni hala, her ay bir kez arar, durum raporu alır, hala beni sevdiğini hissettirir, kollar…
O beni her aradığında, sanki okuldan yeni çıkmışız, bugün tatil, yarın okula gidecekmişiz de bana bir şeyi hatırlatıyormuş gibi gelir.

Harika bir kişiliği vardır ve hayatının her alanına harikalık bulaştırır herkese böyle insanlar. Ondan çok şey öğrendim, bana kariyerimde ivme atlatmıştır….. Bir kadın kolay kolay başka bir kadını göklere çıkarmaz bilirsiniz. Bana hep hissettirirdi, uygulayıcıya duyduğu saygıyı, işi yapana ve işe saygısı çok büyüktü, emeği, erdemi, ahlakı bilirdi. Öyle yaşardı, prensipleri bu değerler doğrultusunda ilmek ilmek işlerdi hayatını ve bizi… Bana hep inanan nadir insanlardan biriydi, bana çok güvenirdi ve bütün uçuk fikirlerimi desteklerdi. ”İstiyorsan yapacağına inanıyorum” bu ondan en sık duyduğum cümleydi.. Yap o zaman, istediğini yapabilirsin, sen yapacağına inanıyorsan bende sana inanıyorum derdi…

Bir gün ona artık Bige’yi okula getirin demiştim.. “Daha çok küçük, boş ver şimdi, burada sabah akşam ayaklarımıza dolanır, daha zamanı var” derdi. İki yaşındaydı, özel ve önemli günlerde, ara ara getirirdi… Bige acayip bir çocuktu… Gözleri kocaman gülümsemesi muzip… sesi kadife… bir sincap gibi hızlı konuşur, büyük kahkahalar atar ve coşkulu bakardı dünyaya… Sonra annesinin kucağında her gün gelmeye başladı okula, çalışanlarla beraber sabahın köründe, arkadaşları 9’da gelirdi, sabahları kahvaltıda “anneme söyleyin bana izin versin” derdi…

Israrla “Avrupa yakası” dizisini izleme konusunda annesine diretir ve oradaki bütün karakterlerin süper taklitlerini yapardı.

Üzülürdü bir yanda Nilgün hn., “istemiyorum izlemesini, engelliyorum, kendini parçalıyor izlemek için” diye hayıflanır, ona engel koyduğu için bir yandan eğitimci olmanın verdiği ağırlığı dengelemeye çalışırdı..

Perşembe günleri sabah kahvaltısında “Avrupa yakasıyla” ilgili kendimizi tutardık, Bige’nin yanında konuşmamaya çalışırdık bizden etkilenmesin diye, ilk zamanlar… sonra zaman geçti, Bige annesini üstün yetenekleriyle kandırmayı başardı, prodüksiyonu büyüttü, bir süre sonra onu engellememeye kara verdik bizde.. O karakterlerle içindeki enerjiyi boşaltıyordu, sabah kahvaltılarında daha okulun çocukları gelmeden baştan sona Bige’nin yorumlamalarıyla yeniden izlerdik sanki o diziyi, itiraf etmek gerekirse harika taklitler yapardı ve sadece 2,5–3 yaşındaydı, doğaçlama ile kendi uydurduğu şeyleri araya katar bizi mahvederdi.

O dönemlerde hep Nilgün hn’a, Bige büyürken mutlaka güzel sanatlara bir iki kez götürün ve sınavlara sokun derdim, çocuğun enerjisi resmen üzerinden akıyor, isteseniz de engelleyemezsiniz bu bir yerden, hayatın bir günü çıkacak, içinde bunu saklayamaz derdim, dün gibi hatırlıyorum.

O yıllarda işimizi çok seven bir ekiptik, liderimiz çok neşeli bir kadındı, ailelerimizle ilgili en küçük detayları bilir, sorar, takip ederdi… sorunlarımıza çözümleri üretir, sıkıntılarımızı giderirdi.. Okulda her sabah hepimiz, aşçısından şoförüne toplanır, kahvaltı eder, güne öyle başlardık. Okula erken gitmek için koşarak evden çıkardım. Üç yıl, üç vesait değiştirerek Avrupa yakasından karşıya geçip, Beykoz konaklarına gitmek İstanbul’da ölümcül bir durumdur. Ama bana dokunmazdı, her gün boğazı görmek benim için büyük şans gibi gelirdi, çünkü her gün başka güzeldi … işyerim harikaydı… kendimi ve yeteneklerimi sonuna kadar aşabildiğim bir ortamdı. bugün Moskova’ya gidiyoruz, gel dese Nilgün hn. gene giderim, çünkü işi değil, hayatı paylaşırsınız iş arkadaşlarınızla.

Birkaç ay önce gene Nilgün hn. beni aradı, “istediğin oldu” dedi, “Bige’yi seçmelere götürüyoruz, bir şansını denesin, içimizde kalmasın”. İlk söylediğim şey “kesin kazanacak” dedim, “ümitlenmiyoruz, onun hayal kırıklığı yaşamasını istemiyorum” dedi… ama ben biliyordum, adım gibi emindim, “Peter Pan” müzikali seçmelerini kazandı.

Resim12

Ömer de, ben de evde resmen sevinçten ağladık, aylarca provaları göğüsledi, şimdi sahnede ait olduğu yerde. İçindeki coşkuya kilitler vurulmadan büyümenin verdiği özgüven ve neşeyle sahnede kızıl derili kostümüyle davul çalıyor, kocaman gözlerini görür gibiyim, içinde binlerce yıldızın ışığı, onun muzip gülüşü, bana kendi yapmak istediklerin için mücadele etmelisin mesajını veriyor. Asla pes etme der gibi, içindeki şelaleler coşkulu aksın, ait olduğun yerde tatlı “Bige”.

Nilgün hn. gibi harika liderlerin, harika çocukları olur, çünkü onlar hayata güzel enerjiler yayarlar ve bir gün o enerjiler onlara geri döner. Hayatımda değerli bir rol modeldir, insanlara verilen yetkiler onları yüceltmez, onları kişilikleri yüceltir ve kalıcı olan evrende yer bulan yaydığımız enerjidir.

Resim32

Hayal hisseleri;
Neşeli köpekler,
Hayalci şato,
Muz baskısı.
Resim2

Resim1

Hani “Nuri Bilge Ceylan” yalnız ve güzel ülkeme demişti, ben de yalnız ve güzel ülkemin çocuklarına bol hayalli bir hafta diliyorum. İçinizdeki yeteneğin fısıltısını dinlemeniz ve duymanız, içinizden akıp gitmesi için de kendinizi var edeceğiniz ortamları yakalamanızı diliyorum güzel çocuklar.

Hayat bir bakıma kendini var etme savaşı, kendine inandığı sürece var olmaya devam eder insan. Yalnız ve güzel ülkesinde her şeye rağmen yaşayabilen ve hayal kurmaya devam eden “Hayalci Anne”.

17 Aralık 2009

Start Slide Show with PicLens Lite PicLens
Uses wordpress plugins developed by www.wpdevelop.com