Manisa Yolunda Gördüklerim
Sayfa (hayalcianne, marka) ekleyen hayalcianne 16-02-2010
Yol boyunca harika üzüm bağaları gördüm, malesef bir tek net kare bile çıkmamış..
Ayrıca yol boyunca kilometrelerce alan üzerinde Keskinoğlu Şirketleri’nin tesisleri çok dikkat çekiciydi…Keskinoğlu Krallığı denecek kadar vardı.. Bende 2012 de nasıl 1 milyar TL hedeflediklerini geçen gün okuduğumda” ne iddalı bir hedef ”diye içimden geçirmiştim…meğer 2009 ‘u
500 milyonluk ciro ile kapatmışlar ve ona göre yatırımlarını büyütmüşler …..istihdam açısından çok sevindirici bir haber…
Et sektöründe de bir çok yere ihrac edilen ürünler Rusya gibi bir pazarda kabul görmüş ki Ruslar gıda konusunda herşeyde olduklarından daha tutucu ve disiplinlidirler……Ürün takip sistemiİLE YUMURTALARINIZI KONTROL ETME OLANAĞINIZ VAR …çocuklar için hazırladıkları yumurtam .com siteleride var o sitenin içinde oyun bahçesi alanı da açılmış..Son yıllarda bütün markalar direk olarak kendi bünyelerine bir de çocuk hedef kitlelerine yönelik internet siteleri açıyorlar hızla DAHA ÖZENLİ BİR ÇALIŞMA YAAPILABİLİRDİİAMA OYUN BAHÇESİ GENEL SAYFADAN DAHA İYİ DURUMDA…
http://www.yumurtam.com/oyunbahcesi/index.php?sayfa=oyunlistele&kategori=Beceri
Sevdiğim başka markaların tesisileri ve tırlarıyla da karşılaştım bol bool..yani yolda bana eylence çoktu …helese Nestleyi görünce pek bir elim kolum karıştı makineyi ayarlayana kadar pencere aralığından da olsa küçük bir poz yakalamayı başarmışım..
Abim benimle bu fotoğraflar konusunda hep dalga geçtii..Heleseki tavuk çifliklerinin birinin kapısının önünde fotograf çekmek için arabayı durdurmalarını istediğimde ”yok artık daha neler derken …kapıyı açtık ki nasıl bir kokuu berbat ötesi ….bir tavuk çifliğinin nasıl koktuğunu hayal edemzsizniz…”ee kapının önünde fotoğrafım olmasada olur” diyerek uzaklaştık ama arabanın içine giren kokudan kurtulmak için de baya çaba gösterdiik…
Yol boyunca kabak ve soğan satan küçük barakalar da vardı..hepsi aynı tip ,aynı şeyleri satıyorlar ve insanda gidiyormuşsun ama hiç ilerlemiyormuş hep aynı yerde kalıyormuşsun hissi yaratıyorlar dı yani ben öyle hissettim …. ve toprak güveç tabaklar satanları da unutmamak gerekir onlarında sayısı az değildi ..Aklımda bir de küçük zeytin ağaçları kaldı , boyları pek bi küçüktü çok şirin görünüyorlardı…
Bütün çifliklerin duvarlarında bu tabelalar ve gülen yumurtalar dan vardı..
Muhteşem ağaçlar gördüm her biri sanki konuşur gibiydi…
Yolculuk yapmanın en güzel yanı benim için doğanın bütün renklerini görme fırsatı yaratması…
ve bulutlar… o kadar güzellerdiki…
Farkettim ki bu devlet
öğretmenlerine ,çocuklarına , hastalarına ,işçilerine, iyi bakamasa da atlarına çok iyi bakıyormuş..atlar adına mutlu oldum…
Start Slide Show with PicLens Liteanneysen
Sayfa (hayalcianne, marka) ekleyen hayalcianne 10-02-2010
Çok çoook zaman önceydi…Pınar Hn. beni aradı ve ”uzmanımız olurmusunuz” dediii?
”Ben mi ?”dedim
”Evet evet aramıza katılmanızı çok isteriz” dedii
”Ben hiç bir konuda uzmanlık yapamam bu benim yapıma aykırı bişi zaten, ne uzmanı olucam ki, ne yapmam gerekir?” AÇIKÇASI ÖNCELERİ BİRAZ TEMKİNLİYDİM ”
”Biz kitabınızı Kemer Burgazdaki Remzi Kitap Evin’de gördük inceledik bu alanda çocuk yemekleri konusunda annelere tavsiyeleriniz uygun olur diye düşündük ”dediii…
”Biz kurumsal bir yapı oluşturuyoruz ÇOK ciddiyiz” dediii..
”OLUR AMA ÖNCE TANIŞALIM” DEDİM…
ama onlar da bende çok yoğun bir dönemdeydik ayarlayamadım kendimi
TANIŞAMADIK HALA
… sonra açılıyoruz diye haber geldi
…sonra sözleşme gönderdiler
..özgeçmiş istediler
….Bir yanım hep bu uzmanlığı sırtlamakta tereddütlüyken ,bir yanım da hep beslenme ile ilgili yeni ne kadar makale nekadar yayın varsa daha fazla takip etmeye başladım…
Ama henüz anneysen .com a ’BİR İCRAATIM OLAMADI bir makale bile yazmadım, aklımda çok çok güzel fikirler var ama bir anda çalışmaya başlamak beni biraz yavaşlattı bu konularda ..yeni düzeni oturtunca hem oyalamakağıdı.com ‘a hem anneysene aktif katılım göstermek 2010 hedeflerim arasında..
Ama öncelikle 8 mart dünya kadınlar günün de uzmanlarını annelerle tanıtacaklarmış .”Gelirmisiniz” ?diye sormuş Pınar Hanım gelmek mi? uçarım adeta …
o gün orada olmak şuan en çok istediğim şeyler arasında..
AMA YARINDAN SONRAKİ GÜN KARDEŞİMİ GÖRMEK EN EN ÇOK İSTEDİĞİM ŞEY…MANİSAAAYA GİDİYORUZ …
ANNEYSEN.COM a bir bakın uzmanlar kısmında alanında ben den çoook çook değerli ve genelde profesör ve akademisyenlerden oluşan bir ekip bulabileceksiniz ayrıca geçen haftalarda disney showuna onbeş bilet dağıttılar..interaktif ve canlı tavsiyelerle beslenen büyüyen bir yer anneysen. com meraklı birinin merakını fazlasıyla giderecek bir yer..
meraklıysanız 1 tık http://www.anneysen.com/
Start Slide Show with PicLens Liteçocuk turşusu
Sayfa (hayalcianne, marka) ekleyen hayalcianne 27-01-2010

Çocukluğumdan beri Balkan Kültürü’ne ait ne kadar Turşu varsa hepsi ve daha iyisi bizim evde kurulmuştur. Annemin özel reçeteleri vardır, hala her yıl itinayla özel Turşular yapar. Ailemizdeki herkes annemin turşularının güzelliğini, özelliğini bilir. Evde annemin turşuları Bu sebeple hemen biter. Çünkü ben bir kavanoz açınca hemen bitirmezsem içi rahat etmeyenlerdenim; sonra su içme komasına girerim ama her seferinde hayatımda ilk defa Turşu görmüş gibi davranmaktan kendimi alamam. Bu markanın da bir Alman TIPI Turşusu’na delirmiş vaziyette aşık olmasam http://www.kuehne.com.tr/urunler.asp?catId=2 hayatta bu haber ilgimi çekmezdi ve hiç te paylaşma gereği duymazdım …
Ama bu durum ve” Turşu” mevzusu ise kesinlikle üzerinde yaşanmışlık olan bir geçmişimiz var kendileriyle demek isterim.
Yemeklere karşı pozitif bir ilgi duyuyorsam bir sebebi de “Turşu” bağımlılığımdır … Ve şimdi ben ne yersem etrafımda benim gibi bir yeme alışkanlığı edinen oğlum varken, bütçemiz dahiline düzgün şeyler yemeye çabalıyorken, bazen parasına kıyıp büyük büyük kavanozlar, bazen kıyamayıp küçük küçük kavanozları evde itinayla dolabıma dizerken aynen şöyle şeyler yaşarım. Daha dolabın kapağını kapatır kapatmaz elim bir iki kez dolaba uzanır, vazgeçerim; daha yeni aldım derim, amaaaaan nasilsa yiyeceğim, ha şimdi ha sonra derim ….. kendimi kandırma rollerine girerim, benliğimi oyuna getiririm. Açılır açılmaz dibini görme meceramı başlatırım. Sigarayı bırakmış kadınım, senden de vazgeçerim diye de boş kavanoza dik dik tehditkar bakar, kendi kendime konuşurum ….
Ama bir dibini görme macerası daha sona ermiştir çoktan …. dibini görme macerası bilindik hikaye dir .. Çekirdek çıtlama sendromunun aynısı ….
O kadar ki çikolatamı yoksa Alman tipi Turşu mu DESELER düşünmeden kavanozu kaptığım gibi dibini görme mecerası başlatırım ..
Turşu hastalığımın kaynağı minnoşum babaannem ve annemdir, onlar çocukluğumdan beri böyle güzel Turşular yapıp bende engin bir Turşu kültürü yaratmasalardı asla bu moda girmezdim herhalde .. Turşu konusunda iyiyimdir, çünkü hayatım boyunca iyi Turşular yedim .. Kurutulmuş domatesinden, patlıcan bohçası turşusuna kadar sevdiklerim ve bende izi olan Turşular vardır.
Turşu tecihimizi gururla açıklıyorum o nedenle, annemin turşularından sonra en sevdiğim Turşu kesinlikle “Köhne Alman Tipi” dir değişik aroması bende bağımlılık derecesinde bazen istek uyandırır. (Tutkulu bir şekilde bu turşuya aşığım demiştim, lütfen yazılanları bu çerçevede okuyun:)) şimdi bu turşucular çocuklar için de Turşu kurmuşlar ee ilgilendim haliylee…
http://www.kuehne.com.tr/urunler.asp?catId=2
GENEL ÜRÜN YELPAZESİ
http://www.kuehne.de/en/Aktionsfelder-Links/akf_link_gherkin_of_the_year.php
Start Slide Show with PicLens Liteon yıl önce…. on yıl sonra ….”Türk kaşığıyla Amerikan Pirinci”
Sayfa (marka) ekleyen hayalcianne 25-12-2009
Geçen hafta Gıda Güvenliği Fuarına gittim, ilginç bir yarışmayı izleme fırsatı da buldum. Fuarla ilgili bir post daha hazırlıyorum ama önce Amerikan Pirinciyle Ekonomik Ve Pratik Lezzetler ..yarışması..(http://www.inoksan.com.tr/sponsorluğun da)
Türk Milli Takımı’nın yıldız aşçıları bu yarışmanın jürisiydi. İlk kez bir yemek yarışmasını bu kadar yakından izledim .Yarışmacıların heyecanı,yemeklerin kokuları,sunumlar , ustaların yorumları ve çekişmeli dakikalar…
Benim için çok ilginç bir gün oldu. İlginç, çünkü bu kadar neşeli ve eğlenceli adamların bir anda yemekleri yorumlarken keskin, net ve sert tutumları beni şaşırtmakla beraber.. “İyi ki yarışmacı değilim!” ‘moduna girmeme sebep oldu..
Yıllarca yarışmalara katılıp farklı jürilere hüner sergileyen adamlar çok disiplinli ve yerinde yorumlar da bulunsalar da ; o sertlikleri bu sektörün ne kadar ketum ve ezici bir rekabet içinde olduğunu hissettirdi,.
Yarışmacılar:Onlar, daha da ilginçti; yetenek kadar insanın kendini İFADE KABİLİYETİ ve bir parça da olsa ağzının iyi laf yapması gerekiyor( +muş )sonucuna bir kez daha ulaştım.(çocuklar da EQ olayının önemi başka başka ortamlarda kendini gösteriyor) Bazıları gerçekten kendini ifade etme konusunda dört yaşında ki bir çocuktan daha beceriksiz di.. heyecanlıydılar belki…. ama öğrendim ve gözlemledim ki heyecan dan ölsen bile göstermemen ve hissettirmemen gereken zamanlar var+mış…bu konuda benim de çok yol kat etmem gerekiyor(+aslında)…
Ve her ne yaparsa yapsın yaptığına önce kendi inanmalı insan ..VE KENDİNE ÖZGÜ BİR NUMARA KATMALI OLAYINA ..
Bazı zorlayıcı sorular var dı helese ki “Rafet İnce” hiç birine kesinlikle bir gram acımadı TABAKLARIN SICAK OLMAMASI ,TEMİZLİK, YARATICI SUNUM BEKLENTİLERİNİ DİLE GETİRDİ….VE ”ÜZGÜNÜM …YALNIŞLARININIZI BİLMESSENİZ DOĞRUYU BULAMAZSINIZ” dedi..
Jüriyi geren durumlardan biri de porsiyonun maliyetini yarışmacıların söylemekte zorlanması oldu …yarışmacılardan ilki porsiyonu dört lira dan açtı, sonra” üç ”dedi ,belki ..”iki de olabilr ”dedii, ve biraz daha inip sonra bir buçuk lirada kara kıldı..haliyle daha en baştan adamları biraz gerdii…
Bunların dışında Eyüp Kemal Sevinç her zaman ki gibi çok güler yüzlüydü..
-”TABAĞA YENMEYEN DEKORLARIN KONULMAMASINI
-TABAK TASARIMININ BU YILLAR DA NE KADAR ÖNE ÇIKTIĞINI
-ÇAĞDAŞ SUNUM TEKNİKLERİNE AÇIK OLUNMASI GEREKLİLİĞİNİ
-SON YILLARIN TRENDİNİN BÜYÜK TABAKTA KÜÇÜK VE YÜKSEK SUNUMLAR OLDUĞUNU ”
anlattı.
BAZI JÜRİ bilgileri:
RAFET İNCE http://www.turkiyeturizm.com/biography_detail.php?id=593
EYÜP KEMAL SEVİNÇ http://www.eyupsevinc.com/
SERDAR ÖZKAN http://www.turkiyeturizm.com/biography_detail.php?id=397
Tabi orda bulunduğum süre içinde benim aklıma SÜREKLİ bizim şahane pirinçlerimiz dururken bu Amerikalılar ın pirinçlerininin burada ne işi var sorusu geldi?… bu nasıl bir ironidir bilmiyorum akşam eve gelirken de Ömer ‘’sana bugün 10 kiloluk pirinç geldi ”dedi..”10 KİLOGRAM MI? ŞAKA Dİ Mİ? ”DEDİM! ”ŞAKA” DEĞİLMİŞ! …
şimdilik BU AYRI BİR POST KONUSU olarak kalsın :)
SONUCU GÖRECEK KADAR UZUN KALAMADIM AMA EN FAVORİ BU SUNUMDU(iç pilav) YARATICILIK VE TAT PUANI ÇOK YÜKSEKTİ…
Bundan on yıl önce “Pakize Suda” 30MART 2000 de boşuna yazmamış,
”Türk Kaşığıyla Amerikan Pirinci ” okumak isterseniz LİNKİ EKLEDİM
ama yazısının tamamı bu yarışmayla ilgili değil kısaca bir paragrafını paylaşıyorum:
”Küçük Amerika olduk, oluyoruz diye kimse sevinmesin. Bir şey olduğumuz yok. Bunu geçtiğimiz pazar günü anladım. Sebebine gelince; adamların pirinç federasyonu var. Bizim neyimiz var? Yani federasyon olarak… Futbol federasyonumuz. Bir de boksla, güreş. Kimsenin aklına geldi mi patates federasyonunu oluşturmak? Yok.Pirinç federasyonunu kurmuşlar. Kurmakla kalmayıp kalkıp Türkiye’ye gelmişler. Gelirken boş gelmemişler, pirinçlerini de getirmişler.”
devamı…
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-143755&yazarid=3
konu olan pirincin linki http://www.usarice.de/usarice_tr/reiskunde/reissorten/wildreis
Start Slide Show with PicLens Liteiki neşeli usta ve yeni icatları ”Tel Şehriyeli Çikolata”
Sayfa (blog haber, marka) ekleyen hayalcianne 16-11-2009
http://www.bizimusulmakarna.com/
”Hiç çikolatalı makarna olur mu demeyin. Sevgili Ayşem yaparsa olur. Tadı nasıl mı inanın bilmiyorum. Ellerimi yıkamak için arkamı döndüğümde hepsi set ekibimiz tarafından mideye indirilmişti. Bir kaç gün sonra tezgahıma bir daha isteriz notuyla 2 kalıp çikolata bırakılmış. Artık siz hayal edin tadını…” diyor Devletşah
Deletşah Türkiyenin tescilli kadın blogyazarı dır( ALTIN ÖRÜMCEK ÖDÜLLÜ )
Yeni projesi : http://www.bizimusulmakarna.com/tel-sehriyeli-cikolata/
Ayşem’i çoook severim, çook eskiden beri .O hayatım da tanıdığım gerçekten ‘neşeli ” çok zevkli, nadir rastlanan kadınlardan biri dir.Devletşah’a konuk olmuş beraber” tel şehriyeli çikolata ”icatlarını gerçekleştirmişler.
http://www.bizimusulmakarna.com/
Start Slide Show with PicLens LiteCem ile Cemile’nin akıllı çocuk sofrası
Sayfa (hayalcianne, marka) ekleyen hayalcianne 27-10-2009
Hafta sonu feci bir trafiğin ortasında Banvit kamyonu ile burun buruna kaldım .O beni ben onu kestim dakikalarca …Dayanamadım çok neşeli gördüm seni dediim. ”O çok değiştim ben” demez mi’ ”Aşkolsun o kadar internette saatlerini geçir bir gelip beni ziyaret etme ”diye üstüne hayıflandı ..tamam dedim tamam söz en kısa zamanda sendeyim .Dün gece hafta sonu fotoğraflarını bilgisayara aktarırken ona sıra gelince tebessümüm büyüdü .Tamam dedim bakalım neymiş bu neşenin sırrı .Bir baktım Cem ile Cemi’le akıllı çocuk sofrası kurmuşlar .Uzun uzun anlattılar .Çok sevdim Küçük Şef’le tanıştırmaya karar verdim onları .
Banvit, yarattığı Cem ile Cemile karakterleri ile çocukların sağlık ve dengeli beslenmesine destek olmayı, televizyon reklamlarının yanı sıra sitede yayınlanan ve Terakki Vakfı Okulları öğrencilerinin hazırladığı “Cem ile Cemile kahvaltı ediyor” ve “Cem ile Cemile televizyon seyrediyor” konseptli çizgi filmler ile de çocuklara daha da yaklaşmayı amaçlıyor.
Şişli Terakki Vakfı Okulları 1. , 2. ve 3. sınıflardan 37 öğrencinin senaryosunu hazırlayarak çizdikleri ve seslendirmesini yaptıkları “Cem ile Cemile kahvaltı ediyor” adlı çizgi filmde kahvaltının yararları ve kahvaltıda yenmesi gereken besinler anlatılıyor. 4. sınıflardan 7 öğrencinin hazırladığı “Cem ile Cemile televizyon seyrediyor” adlı çalışmada ise abur cubur yemenin zararları vurgulanıyor

neşeli markalar 3
Sayfa (marka) ekleyen hayalcianne 08-10-2009
http://www.smntm.com/pastacikolata/index.asp
Çikolata her insan için vazgeçilmez bir tattır. Bazılarımız içinse yaşamın merkezidir
.
“Küçükken en büyük hayalim bir çikolata musluğunun altında saatlerce kalabilmekti. Ağzım açık ılık çikolatanın tadına varmayı, sonra da çikolata havuzunda oynamayı düşlerdim. Büyüdükçe de bunun çikolatanın damakta yayıldığı dakikalarla aynı zaman diliminde yer aldığını öğrendim. Yaşamdan keyif almak sadece bir andı. Ve o an benim için çikolataydı.” diyor Semen ZİHNİOĞLU.
Semen ZİHNİOĞLU senelerdir sevdikleri için kurduğu sofralardan aldığı hazzı tam zamanlı uğraş haline dönüştürmeye karar verdi. Bu işi uzmanlarından da öğrenmek üzere Paris Le Cordon Blue şeflik okulunda profesyonel eğitim gördü. Ve 2003 yılının sonbaharında müthiş bir enerji ile MUTFAKTAYIZ! Kuruldu. Türkiye’de aktif olarak 6 senedir bu mesleği yemek kursları, butik pastacılık, catering, yemek stilistliği ve restoran danışmanlığı ile sürdürüyor.
“Mutlu olmak için kendi değerinizi bilin!”Semen Tat Merkezi ‘nın misyonu
Mutlu bireyler yaratmak.Semen Tat Merkezi ‘nın vizyonu
Evinizdeki lezzeti sizinle ve sevdiklerinizle paylaşmak, yemek yapmak, sevdiklerinizle birlikte unutulmaz keyifte vakit geçirmek, kendinize özel zaman ayırmak yolu ile mutluluk seviyesini yükseltmek.
Start Slide Show with PicLens Lite







Beylikdüzü'nde Anaokulu tavsiyesi.










