Sayfa (konuk) ekleyen hayalcianne 12-03-2010
Bir kitap okursunuz, bir film izlersiniz, bir kadın tanırsınız öyle bir etkilenirsiniz ki hiç unutmazsınız. Sık sık kendime “dünyaya neden geldik?” Sorusunu sorardım. “Neden bu dünyaya Çocuklarımızı getiriyoruz?” Daha biz dünyayla başa çıkmayı öğrenememişken ve bazen kendi
duygularımızı bile dizginleyemezken, elimizde civa gibi kayıp büyüyen çocuklarımızın duygularıyla nasıl baş edebiliriz? Hep merak ederdim.
Harika yanıtlar bulduğum bir seminere katildim. “Hepimiz iyi insanlar olmak istiyoruz, iyi insanlar yetiştirmek istiyoruz, ama genelde ne korkularımızı ne de mutluluklarımızı hiç kimseyle paylaşma cesareti olmayan yetişkinlere bürünüyoruz” diyerek söze başlamıştı Suzan Hn. Ve “Duygularımızı yaşamak için geldik dünyaya” diyerek devam etmişti.
Kendimizle ilgili gerçekleri fısıldayan duygularımızı görmezden gelerek yaşadığımızı, yüzümüze bakarak taa ruhumuza işleyen bir neşeli sesti onun ki … Açıkçası hayatımda yaşamla ilgili nadiren duyduğum ihtiyacım olan yalınlıkta ve derinlikte cümlelerdi. O günü ve o gün öğrendiklerimi hiç unutmadım.
“Olmak istediğiniz insana ne kadar yakınsınız?” Diye de sormuştu seminerin ikinci yarışında. Aynaya baktığınızda karşınızdaki kişi olmak istediğiniz insan mı? Ona yakın mı hissediyorsunuz kendinizi? Yoksa sizden uzak bir yerlerde mi? Duygularını Çocuklukta iyi ifade etmeyi öğrenemeyen çocukların büyüdüklerinde olmak istedikleri insandan çok uzak bir yerlerde olacaklarını anlattı.
Hayat okulunda hiç bitmeyen tek ders insan olmayı öğrenmek. Bazen bazı insanlar tanırsınız hayat rüzgarınızın yönünü değiştirir. Anne-baba Eğitiminde öğrendiklerim hayatımdaki bütün rollerimi Gerçekleştirme motivasyonumu etkiledi.
Suzan Hn. ‘In neşeli sunumları beni kendime daha yakın bir insana dönüştürdü, bir kadın tanıdım ve onu hiç UNUTMAYACAĞIM.
Aynur BİÇER
o günden bu güne çok zaman geçti
ama herşey dün gibi aklımda…
2008 …. yılıydııı o seminerden sonra bunları yazmıştım …
Start Slide Show with PicLens Lite
İspanyol ressam. Gerçek adı Salvador Domingo Felipe Jacinto Dalí y Domènech‘tir. 20. yüzyılın en önemli ressamlarındandır. Dali, sürrealizmin tanınmasında ve toplum içinde yaygınlaşmasında en fazla payı olan sanatçıdır. Zira sanatı klasik anlayışın dışına çıkarmış, dehasını yaratıcılığının sınırlarını zorladığı yapıtlarına yansıtmıştır. Sigmund Freud‘un yazılarından etkilenerek sanatını sürrealizmle temellendiren Dali, “Eleştirel Paranoya” adını verdiği yaklaşımı ortaya koymuş ve bu yaklaşımla oluşturduğu eserlerle dünyanın en başarılı sürrealist ressamı olmuştur. Sanat tarihinde çığır açmıştır.
yeşil biber ,kırmızı biber,kabak,peynir ,zeytin

Start Slide Show with PicLens Lite
Sayfa (konuk) ekleyen hayalcianne 14-05-2009
İnternette bazen çok güzel çalışmalarla karşılaşıyorum. Bunlar dan biri de bu site: düşündürensözler.BLOGSPOT.COM
Büyük ve özel bir emek , nitelikli bir şeyler okumak için güzel bir pencere.Tarihte ki bütün önemli FELSEFİ şahsiyetlerin görüşlerinin VE yaşamlarının özeti var. Engin felsefe akımlarının farklı bakış açılarını karşılaştırabileceğiniz kafa karıştırmayan BİÇİMDE sunulmuş.
Okumak sizi de dinlendiriyorsa ara sıra kitaplıktan klasik bir eseri alıp okuma tadına yakın bir his bırakıyor insanda. Oscar Wilde hep ilgimi çeker KAÇ KEZ OKUDUM HATIRLAMIYORUM HER SEFERİNDE BAŞKA ANLAMLAR BULUYORUM düşüncelerinde.
Cicero’dan Konfiçyus’a kadar her kez var ALBERT EİNSTE’İN SEÇME YAZILARI DERLEMESİ HARİKA

http://dusundurensozler.blogspot.com/2007/10/oscar-wilde-16-ekim-1854-30-kasm-1900.html
Start Slide Show with PicLens Lite
Sayfa (konuk) ekleyen hayalcianne 13-05-2009
Konuk BULDUM
Ayşe’ciğim Paris’e kadar gitmiş ,bulmuş ,konuşmuş ..
sormuş:
Uyku probleminiz var mı? -Hayır. Çünkü uyumaya vaktim yok!demiş.”Yaşadığınız uygarlığın, takipçilere değil, hayalcilere ihtiyacı var”da diyor yaratıcılıkla ilgilenen herkez onu biliyor.Yaratıcılığa boyut katan biri
Demini alması lazım SÖZÜNÜN KARŞILIĞI BİR ADAM. Buz dağının görünen kısımlarına değil ,görünmeyene odaklanmak lazım DİYOR.. söyleşiden BİR paragraf ”Etrafımda gördüğüm her şey anlamdan yoksundu sanki. Kendimi önemsediğimi sanma ama bir anlam katmak istedim. Belki de basitleştirmek istedim. Annemle babam boşandığında çok fakirdik. Kocaman bir daire düşün, içinde hiç mobilya yok. Sadece halı. 20 yaşına kadar süründüm. Fakirlik, boşluk, dibe vurmak nedir iyi bilirim. O dairede öylece durur, düşünürdüm. Pek çok şeye yıllardır kafa yoruyorum ben. Şimdi şaşırıyorlar “Nasıl bu kadar hızlı tasarlayabiliyorsunuz?” diyorlar. Evet kafamdakileri kağıda dökmem hızlı oluyor ama buzdağının görünmeyen kısmı da var. Yıllarca o boş dairede yataklar, kanepeler, sandalyeler hayal ettim. Sonra bir gün geldi, onları çizmeye başladım. Kağıda geçirmesi hızlı oluyor ama düşünmesi yıllarımı aldı.” Ayşe Arman kendisiyle
45 DK KONUŞMUŞ
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11617923&yazarid=12
BAŞKALARI NE DİYOR DERSENİZ
onu anlatan başka bir yazı
http://www.dexigner.com/urun/haberler-g3534.html
kendi sitesihttp://www.starck.com/
ONU ANLATAN BİR ARAŞTIRMA. http://destech.uludag.edu.tr/Mercek2.htmTÜRKİYEDEKİ TASARIMCILARIN ONUNLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİhttp://www.40ikindi.com/tasarim/oku.php?id=2885
Start Slide Show with PicLens Lite