Hayal etmek bilgiden daha değerlimi dir?
Sayfa (okudum) ekleyen hayalcianne 15-12-2009
HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA DEĞERLİDİR.
oyalamakağıdı.com 2008 de yayınlanmıştır
”Benim neslimin en büyük buluşu insanların düşünce tarzlarını değiştirdiklerinde hayatlarını da değiştirebildikleri gerçeğidir” der, WİLLİAM JAMES
Sizce gerçekten doğru olabilir mi? Bazı düşünürlerin bu konudaki sözleriyle bu konuya açıklık getiren bir kitapla tanıştırmak istiyorum sizi. Akıl bankası hayatta başardığımız her şeyin bilinçaltımızdaki düşüncelerimizle bağlantılı olduğunu anlatan bir eğitim programıymış. ”Kendimi o kadar aciz hissediyordum ki bunu denemeye karar verdim ”diyor yazar, ”o gece ve o karar hayatımın dönüm noktasıydı” diye de ilave etmiş.
Birkaç gün sonra, düşüncelerimizin hayatımızın düzenini nasıl etkileyeceğini öğreneceğim için, çok heyecan duydum, diyerek .’ ‘Ne yazık ki okullar da böyle şeyler öğretmiyorlar” diye içinden geçirmiş.
Bir gecede hayatı bir anda değişmemiş tabii ki ama ivme kazanmış, olumsuz yaklaşımlarını olumluya çevirmeye başladıktan sonra YAVAŞ YAVAŞ kayda değer değişimler yaşamaya da başlamış.
O yaşamışsa bizim de yaşama olasılığımızı göz ardı edemeyiz.
Bunun için ,
”kendimizi değiştirme gücümüzü asla küçümsememeliyiz” bu cümle H.Jaks Brown ait.
Kitaptaki hikaye aslında yazarın avukatlık kariyerine devam etmek istememesiyle başlıyor ve her gün kendini mutsuz, sıkışmış ve aslında farklı şeyler yapmak isterken hayal ediyor; ama yaptığı şey hep aynı, sahte iş…. ve günler geçip gidiyor. Bir gün ansızın, isterse bunu değiştireceğine inanıyor, akıl bankasında söylenenleri deniyor.
Bir çok alanın da bilir kişi olan insanların sözlerini motivasyon sloganı olarak tekrarlıyor.
O bu kapıyı aralıyor ve düşüncelerinin efendisi olma cesaretini sınıyor.
Bu kitaptan nasıl faydalanırız? Başlığı da var ve gerçekten çok ikna edici kelimeler seçilmiş. Daha da iyisi ben otuz yılımı kendimden şüphe ederek geçirdim demiş. Kendimden ve yeteneklerimden şüphe duymanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum! bu beni vuran bir cümle.
Aslında bunu genele yayıp çocuklarımızla olan diyaloglarımızda da kullansak ne harika olur diye geçirdim içimden. Düşünürken, hareket ederken ve konuşurken coşkulu olalım ki, aldığınız sonuçlar olumlu olsun öğüdünüde veriyor yazarımız.
“DÜŞÜN, KONUŞ, HAREKETE GEÇ, ÖYLECE DURUP BAŞARININ SİZİ BULMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ! ”
“HAYALLERİNİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEK ADIMLARI ATMALISINIZ!!!” da .diyor
“BAŞARI RUH HALİNİZLE BAŞLAR”
”Başarılı olmak istiyorsanız, kendinizi başarılı biri olarak görmeye başlayın.”
DR. JOYSE BRODHERS demiş.
1- Çocuklarınızı pozitif yüreklendirici telkinlerle eğitin.
2- Çocuklarınızın da pozitif yanlarına odaklanın. Bu çok söylenen bir şey olsa da uygulamada farklı kalıplar işliyor ve hemen ”HAYIR ”deniyor.” Hayır” bir vurgu, bir yankıya dönüşüyor bünyede. Olumsuz bir gelecek ”hayırlarla” başlıyor ve biz fark etmiyoruz.
Günlük hayatta çocukların olumlu bireyler olmaları için mutlaka daha az hayır cümlesi ve daha çok yapabilirsin yaklaşımına ihtiyaçları vardır. Bizim de öyle…
“Kendinizi temiz ve parlak tutsanız iyi edersiniz” demiş yazarımız gerekçesi ise, arkasına geçip dünyayı görmeniz gereken pencere sizsiniz.
Beyniniz, ruhunuz hep aydınlık ve temiz olsun. “YAKLAŞIM” iyi veya kötü, yirmi dört saat çalışan gizli bir güçtür. “YAKLAŞIMI DÜNYAYI ALGILARKEN KULLANDIĞIMIZ BİR FİLTRE OLARAK ALGILAYIN” diyor. Bazılarımız iyimser bir filtreden, bazılarımız kötümser bir filtreden bakar.
Örnek de vermiş:
olumsuz yaklaşımlı biri “YAPAMAM” der,
olumlu yaklaşımlı biri “YAPABİLİRİM”
olumsuz……”PROBLEMLERLE”
olumlu………”çözümlerle”
olumsuz………”başkalarının hatalarını görür”
olumlu….”iyi yanlarını görmeyi”
olumsuz……”neyin eksik olduğuna takılır”
olumlu……”sahip oldukları ile ilgilenir”
………..
Yürümeye yeni başlayan bir çocuğun yaklaşımı, dengesi bozulup düşünce üzülmez ve bunun için halıyı suçlamaz, ona yanlış talimatlar verdikleri için anne babasına kızmaz. Kesinlikle vazgeçmez!
Gülümser!
Ayağa kalkar ve yeniden dener, yürümeyi becerene kadar haftalarca olumlu yaklaşım çabasını sürdürür!
Penceresi tertemizdir ve dünyayı fethedebileceğini zanneder…
Ancak “HAYATIN PENCEREMİZİ KİRLETMEYE” başladığı dönemler de vardır.
Pencerelerimiz ebeveynlerimiz ve öğretmenlerimizin eleştirileriyle çamurlanır,
arkadaşlarımızın alaylarıyla islenir, reddedilmeyle lekelenir, hayal kırıklığıyla tozlanır,
şüpheyle bulutlanır.
“GERÇEKTEN BÜYÜYEN SORUN” ise kirlenmenin artması ve insanların bu konuda bir şey yapmamasıymış. “GLOBAL BİR PSİKOLOJİK ANORMALİTE”
Ve milyarlarca insan hayata kirli pencerelerden bakıp yaşamlarına karamsarlığı çekmeye, önlerini görmeden savaşarak yaşamaya devam edip en sonunda, en kötüsü de hayallerinden vazgeçerlermiş.
Oysa tüm bunlar camlarınızı biraz olsun temizlemedikleri içinmiş.
yazar ”bu yollardan geçtim ve camlarım çamur kaplıydı ” DİYOR.
Şartlar her zaman sizin kontrolünüzde değildir, AMA düşüncelerinizi kontrol edebilirsiniz. “CHARLES POPPLESTONE” nin sözlerini hatırlatıyor.
“SÖZÜN KISASI PENCERELERİNİZİ TEMİZLEYİN” diyor “YANİ DÜŞÜNCELERİNİZİ.”
Dünyayı daha temiz bir yaklaşımla görebilmek için, sizin VE ÜLKEMİZİN pencerelerinizin hangi bölgeleri temizlik istiyor fark etmişsinizdir hemen.
”HENRY FORD”
“ister başarabileceğinizi, ister başaramayacağınızı düşünüyor olun, HAKLISINIZ DIR !” DİYEREK olmayı düşündüğümüz kişi oluruz cümlesi size bir şey ifade eder mi diye sorarak
insan gün boyunca düşündüğü şeydir HATIRLATMASI YAPIYOR.
Ayrıca, olmayı düşündüğümüz kişi oluruz fikrine, aynı zamanda ”baskın düşünceler kuralı” da denirmiş. Baskın düşünceler?? Sizinkiler neler? Ülkedeki baskınlık yarışında kimler zafere nasıl koşuyor? Ve en can alıcı nokta, birşeyi başarmak için onun gerçekleştiğini hayal etmek çok önemliymiş. “HAYAL bu” fasa fiso gibi gelse de herkese, hayalperestlik delilikle eş değer olsa da, hayaller değerlidir ve hayallerimiz geleceğimizi şekillendirir. Yazar her cümlesini nerdeyse alanında söz sahibi kişilerce onaylatıyor biz hala inanmadıysak diye.
“ALBERT EİNSTEİN ” İN “HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA DEĞERLİDİR” sözünü eklemiş. Bence de iyi yapmış, içimdeki son zerre şüphe de yok oldu böylelikle.
Sıradan bir yetenek ama olağanüstü bir azimle bile her şeyi gerçekleştirmek mümkünmüş.
Tek kural “ASLA, ASLA, ASLAAA, ASLLAA, VAZGEÇMEMEK MİŞ”.
“KARARLI İNSANLAR, ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN HEDEFLERİNE BAĞLI KALIRLAR”
DENİYOOR,
CUMHURİYETİ KURMAKTAKİ KARARLILIK GİBİ, Atatürk gibi liderler ve onun gibi ileri görüşlü beyinler, sözde senaryolarla değil, gerçek hedef koyup, uygulamaya geçirenlerdir. ASLA ASLA VAZGEÇMEYENLERDİR.
Günümüz çocuklarına, gençlerine, Kararlı ve istikrarlı olmayı göstermekte fayda var belki de. VE KENDİMİZE, EN SON HANGİ KONUDA KARARLILIK GÖSTERDİK? diye sorgulamak lazım. Her şey kolay elde edilemez! Para hiç bir zaman her kapıyı açamaz.!
Önümüzdeki yollara odaklanmakta zorlanıyorsak, Siyaset, TV’de, gazetelerde, sokakta, mahallelerde bile senaryolar, komplo teorileri, gizli dinlemeler, DAVALAR, KAPANIŞLAR, AÇILIŞLAR, gündem endişe yaratmaya başlamışsa.
Hiçbir şey kendiliğinden olmaz!
“HAYATTA KORKULMASI GEREKEN HİÇBİR ŞEY YOKTUR! ANLAŞILMASI GEREKEN ŞEYLER VARDIR”. Marie Criue” demiş.
Biz acaba hayatı nekadar okuyabiliyoruz ,anlıyoruz ve neye göre yaşıyoruz..hayatla ilgili korkularımız neler?
“İnsanın hayatta yapabileceği en büyük hata, bir hata yapmaktan korkmaktır.”
diyor”ELBERT HUBBARD”
OLUMLU VE ÇOŞKULUYSANIZ, hayallere ulaşmaya inanıyorsanız.
ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLAM KARAKTERLİ VE HAYALLERİNE ULAŞMIŞ BİREYLERDEN OLUŞAN ANNE VE BABALARI olsa daha iyi olur diye düşünüyorsanız,
SÖYLEDİĞİNİZ SÖZDE,
ATTIĞINIZ ADIMDA,
UZATTIĞINIZ ELDE, YETERKİ YAKLAŞIMINIZI DOĞRU BELİRLEYİN.
NASIL BİR ÜLKE İSTİYORUZ?
NASIL BİR HAYAT ARZULUYORUZ?
NASIL BİR GELECEĞİ OLACAK ÇOCUKLARIMIZIN VE BİZİM?
BİZ GERÇEKTEN İSTEDİĞİMİZ KİŞİ MİYİZ?
DERİN BİR YERLERDEYİM,
BENİM CAMLARIMA BULANAN ÇAMURLARI TEMİZLİYORUM,
SİZİN PENCERELER NE DURUMDA?
İYİSİNİZDİR UMARIM,
KİTABIN ADI “YAKLAŞIM HERŞEYDİR”
YAZAR
“JEFF KELLER”
AVUKATLIĞI BIRAKIP HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİDİYOR VE BAŞARIYOR
“SİSTEM YAYINCILIK” TAN..
Yeri gelmişken “nasılsınız?” denildiğinde yazar harikayım demeyi öneriyor, coşkulu gülerek ve enerjik.
Bunu çocuklarımıza da öğretmeliyiz.
Ve bizim öğrenmemiz gereken en önemli becerimiz vatandaş ve anne baba olarak soru sorma becerimiz imiş.
NEDEN?
Çünkü:
çocuklarımız düşük düzeyli sorularla karşılaşıyorlarsa, düşük düzeyli düşünmeye yatkınlaşıyorlarmış. İlk üç yılda alt benliğimiz çok veri alır ve bu veriler üst benliğimizi yapılandıran iskeletin temelini oluştururmuş , ne kadar çok yönlü ve çok uçlu sorular sorar, olumlu yaklaşımlarla bilinçli bir güdüleme yaparsak o kadar zengin bir iskelet oluştururmuşuz.
Tersine yüksek bilişsel düzeyli sorular sorulan çocuklar, daha yaratıcı ve çok yönlü düşünmeye yatkın olabiliyorlarmış.
Amacım okul öncesi eğitiminin insan hayatındaki önemini HATIRLATMAK sağlıklı düşünen anne babalar olursak , en küçük seçimlerimizin ve yönlendirmelerimizin bile hayati yaklaşımlara dönüştüğünü gösterebilmekti.
Bu kitap bunu bir parça destekler nitelikte bir kaynak
Sevgilerle
Aynur Biçer- “hayalci anne”
”mükemmel değil mutlu anne babalar olun… ol”
Sayfa (okudum, tuzlu neşeliler) ekleyen hayalcianne 06-10-2009
http://www.babytv.com/ baby tv nin internet sitesi yenilenmiş
2002 yılıdan beri ara ara sayfalarını karıştırdığım evde ve okulda mutlu çocuk yetiştirmek isimli kitap tan.
”Mükemmel anne babalar yoktur” Prof.Dr. Neriman Samurçay
Fakat ” kendini mükemmel sanan çok anne baba var” diyor .”Oysa asıl hedefimiz mutlu anne bababa olabilmektir .Anne babanın kurabileceği en güzel ilişki içtenliğe sevgiye, ve temel güven duygusuna dayanmalı ;siz kendinizi nekadar açık ve doğal ifade ederseniz çocuğunuzda bu yönde gelişecektir ” diyor.
Çarpıcı cümlelerdden biri de şuydu:
Anne babaya kızgınlık çocukta suçluluk duygusu yaratır.Bazen bu duygudan kaçınmak ve istenmeyen özelliklerle özdeşim yapılır anne ve babanızın sevmediğiniz davranışlarını fark etmeden içinize çeker siniz
VE BUNUN İÇİN BAZEN ONLAR GİBİ DAVRANIR BULURSUNUZ KENDİNİZİİ”Bu çocuklarınız içinde geçerlidir…
kitap:(okulda ve evde )
Mutlu Çocuk Yetiştirmenin Temelleri
kolektif bir kitap birkaç uzmanın yazıları derlenerek hazırlanmış
Çocuk ve Aile yayınlarından çıkmış geçen sene kapağa da değişmiş bendeki ikinci basım kırmızı kapaklı
kapaktan ziyade içerik çok nitelikli
Start Slide Show with PicLens LiteTanrılar Okulu
Sayfa (okudum) ekleyen hayalcianne 23-09-2009
2009 yazında defalarca sayfalarını karıştırdığım ,cümlelerini kalbime okuduğum kitap .Bu kitap ve yazarı ile ilgili bir çok bilgi ve içerikten bölümler linkte mevcuttur .
http://www.indigodergisi.com/hale_04_27.htm
Mutlu azınlık var mı ?
Ona göre, mutluluğun ve başarının tek bir anahtarı var: Hayal etmek. Bunun sınırlarını ise şu sözlerle çiziyor: Olduğunuzdan daha fazla bir şey düşleyemezsiniz! D’Anna,(yazar) işin sırrının hayal kurmaktan geçtiğini söylerken; sınırsız hayallerin tuzağına düşüp, gerçeklerden uzaklaşma tehlikesini de en azından teoride böyle çözüyor: Ancak olduğun kadar hayal kurabilirsin!diyor.
….İnsanlığın bu yazgıyı değiştirebilmesi için, önce kendi yazgısını, bunun için de önce kendi psikolojisini, doğrular ve inançlar sistemini değiştirmesi gerekmektedir. Kişinin, zihniyetinin verdiği bu zulmün kökünü kurutması şarttır. diyor.
Benim için uzun bir maceraydı hayalcinin izini sürmek .
Uzun ,güzel ve derin…
kitabı tavsiye eden dostuma
okumam için paylaşan kuzene
insanlar böyle kitaplarda yazabiliyor dedirten yazara
içtsen sevgilerimle …
Şeker bayramı yollarda, kalabalıklarda ve birbirinden çok farklı akraba ve yakınlarımzla geçti.
Bir sürü duyguyu ,bir sürü yaşamı sıkıştırılmış bir hap gibi içtik ;adına ”bayram” etiketi koyduk…
Start Slide Show with PicLens Lite
AH MERY VAH MERY bile bile lades olur insan bazen Mery
Sayfa (okudum) ekleyen hayalcianne 28-08-2009
fotoğrafları büyütmek için iki kere tık
Düşüncelerimiz seçimlerimizi yarattığından aldığımız kararlar eylem olarak dışarı yansırmış.
(eylemsizliğimiz en büyük eylemimiz olarak bize kapak olmuş )
Düşüncelerinin sorumluluğundan kaçmak insanları şişmanlatmaya,alkole, öylece tv ye takılıp kalmaya itermiş.
Depresyon ve fiziksel ağarılarada yöneltirmiş.Bazıları kendi hissettikleri için başkalarını suçlarmış.
Bu yüzden düşüncelerimizin bekçisi olmayı tavsiye ediyor Mery hepimize.
Gün içindeki düşünce kalitenizi ölçmeye çalışın diyor .O zaman kendi tutumunuzu net göreceksiniz diyor.
”Hakkınızdaki Gerçek” isimli Martı yayınlarının kitabını birkaç hafta önce okudum yazar Mary M. Bauer çok akıcı anlatmış hazır etkisindeyken unutma dan bir kaç eylem yapmak istedim kendimce.
Hayatınızın büyüklüğü düşüncelerimizden oluşsada istediğiniz her şeyi düşünebilirsiniz ama bu hayaliniz de ki hayatı yaratmak için yine de yeterli olmayacak diyor Mery.
düşünce+söylem+eylem
Hayatımızdaki İSTEKLERİN GERÇEKLEŞME formülü :
Amacımız hakkında son derece emin olmak GEREKTİĞİ GERÇEĞİnden başka birşey değil aslında .
Kesin ve kararlı davranmak, onunla ilgili düşünmek ,düşünmek ,konuşmak…
Fikir üretmek ve bu konuya yakın hareketlerde bulunmak FAYDA SAĞLAYACAK UNSURLARDAN BİR KAÇIYMIŞ.
Hayallere ulaşmak için kestirme, torpilli yollar yokmuş; aramamak gerekirmiş
kolay ve kısa yollar küçük ve değersiz zaferler getirir DİYOR MERY
Eyleme dökülemeyen amaçlar sönük birer hayal balonu olarak yaşamaya devam eder miş.
Özveri-çok çalışmak-biz imkansız demeden hiçbir şey imkansız olmazmış anlayışını benimsemek
her çareyi denemek ve gerektikçe DE YENİ çareLER üretmek TE gerekir .
her ne istersek sadece kendimiz için değil başka insanlarada iyi gelecek bir şey olmalı bu.
Mutlu olamanın birinci şartı başkalarını mutlu edebilmek.
Başkaları için ne yaparsak kendiniz için DE yapmış oluruz mERY nin evrensel inancı .
Gandhi önce vejeteryan sonra tamamen meyveye yönelik bir beslenme biçimini seçmiş zamanın da
ve der ki” kendini bulmanın en iyi yolu,kendini başkalarına yardım ederek kaybetmektir”
Bazen bile bile lades oluyoruz
teşekkürler Mery
BANA HER BİRİMİZİN YAŞAM VE KADER MİMARI OLDUĞUMUZU HATTIRLATIĞIN İÇİN
AZ ÖNCEDE İNCİNİN MEİLİNİ OKUDUM ODA BANA BU SATIRLARI GÖNDERMİŞ TESADÜF OLMASA GEREK
Eflatun tek tek sıralamış demiş;
* Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.. Ne var ki çocukluklarını özlerler.
* Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler.
* Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar..
* Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
SEVGİLER
döndük
Start Slide Show with PicLens Litederin iletişim
Sayfa (okudum) ekleyen hayalcianne 12-06-2009
Senarist derki:
Hayattaki en zevkli dördüncü şey ,insanların birbiriyle derin iletişim kurmasıdır…..Yani size karşı hiç ön yargısı olmayan ve söylediklerinizi anlama kapasitesine sahip olan biri ile yapılan iletişim .
Bu tür iletişim sürekli olmaz belki birkaç ayda bir, belirli bir konu da başlayıp sonra çok farklı konulara yönelen sohbetler şeklinde gerçekleşir.
Ama bu sohbet bitiği zaman kendinizi çok güzel bir yemek yemiş gibi,yada çok güzel bir konserden çıkmış gibi ruhen doymuş,tatmin olmuş hissedersiniz.
İletişim kurmak,ruhun temel ihtiyacından biridir.Böyle bir iletişimin etkisi aylar sürer VE bu ihtiyaç karşılanmazsa kendimizi koskoca evrende yapayalnız ve amaçsız hissedebilir-MİŞİZ .Yalnız olmadığımızı anlamak ve hayatımızın aktığı yönü kestirebilmek için bizimle aynı frekansta bir başka ruhla iletişime geçmemiz mutlaka gerekmekteymiş .
Şimdi tamda sistem yayıncılığın alt başlığı Güçlü İletişimRehberi olan ”Ah Kendime Bir Kulak Verebilsem”isimli kitabı okurken yazarları: Jacques Salome ve Sylvie Galland
Hissediyorum ki karmasal çağrılar kapsama alanıma sızmakta ve ben gönül gözlerimi iyice açmalı ve bu kitabı okumama sebep bilgenin güzel sözünü çalışma masamın en önüne kocaman yazmalıyım IŞIĞI YAK!
bir süre bu cümlelerle karşı karşıya kalmalı iyice özümsemeliyim çünkü senarist:
Derinlikli karakterler yaratmak için önce kendi ruhunuza inebilmeli ,orada bütün iyi ve kötü yönlerinizle yüzleşebilmelisiniz diyor.
Sonra da başka insanlarla anlatığı biçimde derin iletişim kurabilme yeteneğinizi geliştirip ancak bu sayede ruhu bütün çıplaklığı ile tanımlayabilir ve izleyicilerdede okuyucularda da ,kalıcı bir etki yaratan eserler verebilirsiniz diyor.
Böyle karakterler yaratmak günümüz yazarlarını bile zorlarken ,ben sadece kendi ruhumun şifrelerini çözebilsem ;bu bile kişisel gelişimime büyük bir katkı sağlar diye düşünüyorum.
Bir çok insan kendisini gururdan arınmış,kin tutmayan ve yargılama eğilimi olmayan olarak tanımlıyor kendini ; ama senaristin bahsetiği derinlikte ilişkiler kuramamalarının (gündelik hayatın yüzeysel boyutun da ne yapıyor yada ne kadar başarılı görünüyor olurlarsa olsunlar neden büyük bir yalnızlık hissi içinde boğulduklarını HİÇBİRZAMAN açıklıyamıyorlar KİMSE BU SORUNUN YANITINI BİLMİYOR)diyor .
Bilgenin Güzel Öğüdü:
Karanlık bir odaya girdiğinizde oraya buraya çarpıp yara bere içinde kalmamak için eşyların yerlerini bin bir zahmetle ezberlemek yerine,ışığı yakın!diyor. Teferruatla uğraşma, sadede gel diye anlıyorum ben.
Arka kapakta ki son paragrafın ikinci cümlesi:
Değişmez kabul ettiğimiz pek çok iletişim güçlüğü ve beraberinde gettirdiği ağır yüklere farkındalığımızı açarak ışık tutmalıyız kendimize .Biz güçlüyüz bize düşen yolumuzu el yordamıyla bulmak değil, çevremizi ve önümüzü görerek, güvenle devam etmek .
Derin iletişim içinde olduğum fiziken çoook uzakta ki bir dostumun doğum günü
..iyikii doğdun ” N” o kadar iyi bir hayat sihirbazı ki hep yanım da olmayı başarıyor HER SEFERİNDE.
Aramızda okyanuslar ,dağlar, denizler, bulutlar olsada ruhlarımız aynı evrende el ele.
Derin iletişim kurmayı BAŞARABİLDİĞİNİZ BİRİLERİ OLSUN SİZİNDE KALBİNİZDE .
ve” ışığı yakalım” neremiz karanlıksa orası aydınlansın…
Start Slide Show with PicLens Lite

















Beylikdüzü'nde Anaokulu tavsiyesi.










