bence ağaçlar ve balıklar insanlar dan daha özgür
Sayfa (hayal_hisseleri, neşeli geziler) ekleyen hayalcianne 30-12-2009
Bir balık yada ağaç olmayı hayal ettiniz mi hiç?
O zaman dünya da yaşamak bizim için daha özgür bir eylem olabilirmiydi acaba?
Bir ağaç dallarını canı çektiği gibi uzatır gök yüzüne..
Gövdesi seneler geçtikçe kalınlaşır.
Ruhu görmüş geçirmiş bir adam yada kadın gibi olgunlaştıkça, daha derine salar köklerini …
Bütünleşir toprakla….
Her mevsimde değişir DURMaDAN..GÜYA HEPSİ AYNIDIR AMA …
HEPSİ FARKLIDIR AĞAÇLARIN aslında…
Canları çektiği gibi dallarını çiçeklerle güzelleştirir+LER…
Rüzgarla dans eder+LER…
Güneşle flört.
Yaşam bir ağaç için bir yağmur damlasına nimet gözüyle bakmaktır.
Bir kuş yavrusuna dal olmak…
Yada …
Okyanusta yüzen bir kara balık olmak istermiydiniz sizde ?
BEN İSTERDİM

Özgürlüğün tanımlarını okudukça kendi özgürlüğünü sorguluyor insan…
Renouvier’ye göre:
”insanların doğru veya yanlış olarak kendilerinde bulunduğuna inandıkları eylem gücü olan ”özgür irade” şöyledir:
“insanlar, sanki bilinçlerinin hareketleri ve bu hareketlere bağımlı olan eylemleri kendilerinde bulunan bir şeyin etkisi altında değişebilirmiş gibi ve sanki eylemden önce gelen o son anda kendilerini belirleyen hiçbir şey yokmuş gibi düşünme eğilimindedirler.”
Bu özgürlük kavramını kabul edebilir miyiz? Özgür irade bir gerçek mi yoksa efsane mi?
”….Şüphesiz bu şekilde tanımlanan bir özgürlüğün varlığını kanıtlamak imkansızdır. Çünkü bir önermeyi kanıtlamak, onun zorunluluğunu ortaya koymak, onun kabul edilmemesinin mümkün olmadığını göstermektir . Oysa özgürlük, eğer bir şeyi yapmama gücü, öngörülemeyen eylemlerde bulunma gücü ise, olumsallığı, yani zorunluluğun yokluğunu gerektirir. Alain bu konuyla ilgili olarak, “Herhangi bir özgürlük kanıtı, özgürlüğü yok eder” demiştir.
Özgürlüğü kanıtlamak mümkün değilse de belki onu yaşamak mümkündür. Tek kelimeyle özgür irade, kanıtlanamaz, ama yaşanabilir. Özgür iradenin varlığını savunan tüm filozoflar, psikolojik veya ahlaksal deneyimin basit tasvirlerinden hareket ederler. ‘
‘… bu satırları okuduğum yer ‘internet filazofunun mekanı http://dusundurensozler.blogspot.com/
Ama ortalarda pek tasvir bulamayız, teori de herkes süper dir ama uygulamada elimiz de ne vardır ve ne kalır geri..?

Özgür olmak istiyorsak ne yapmalıyız?
Ben her zaman uygulamaya bakarım. Uygulayamadığımız teorileri ne yaparız?
Doktorlar ,öğretmenler,avukatlar,askerler,pilotlar,şöförler,anneler,mühendisler,yazarlar,aşçılar… teoriyle uygulama arasında sıkışıp kalırlar hayatın içinde.

Ama bence hayat tamamen uygulanan yaşanmışlığı kapsar .Teoriler matematikçiler ve fizikçiler için değilse bizim için mi acaba ?
Ama o zaman hayatla çelişmez di sonuçlar?
Yabancı filozoflar neden pratik değil de teoriktirler acaba?
PRATİK ÖZGÜRLÜK iLE
TEORİK ÖZGÜRLÜK ve
FELSEFİĞİ ÖZGÜRLÜK ARASINDA Kİ FARKLARI KİM BİLİYOR onlardan başka ?
BELKİ ÖZGÜR OLMAYI UNUTtukları için HİÇ KİMSE BU TANIMLARLA İLGİLENMİYOR dur aslında …
İLGİLENSE NE OLUR SAN Kİ, HAYATA KATABİLECEK BİR YOL BULABİLİR Mİ? +Kİ!
Bunun kısacık küçücük bir formülünü anlatamazlar ÇÜNKÜ …
Mesela Mevlana gibi ,Yunus gibi kendi toprağımızın ALİMLERİ olanlar aslında ne kadar yalınlar; hayata karşı hiç TEORİK değiller…. dikkat ettiniz mi?
NASIL KISA ÇÜMLELER DE BÜYÜK ANLAMLAR GİZLEMİŞLER…’’su gibi ol deyip bu güne kadar akmışlar … lafı ve manasını hiç uzatmamışlar…
Bu dönem de ! VE GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİNDE ! ASLINDA HALA BÖYLE İNSANLAR VAR !
Ve topraklarımız da yeni değerler yetişmeye devam ediyor .
Alimler kadar Alim olamasalar da en azından tamamen teorik değiller .Özgüerlüğü paket yapıp süs bitkisi gibi kenara koymayan kelimelerle ,tamamen yaşama indirgeyerek kullanabiliyorlar..

Hemde kendini VE YETENEĞİNİ yeterince özgür hissedememiş fakat”özgür çocuk ”yetiştirmek isteyenlere hayat ormanında harika kısa patika yollar göstererek …

yazının bundan sonraki bölümü
OYALAMAKAĞIDI.COM DA 25 ARALIK 2009 da yayınlandı
”Özgür bir çocuk yetiştirmek istiyorum? Bunun bir formül var mı? ”diye sormuşlar Şule ve Yankı Yazgan’a.
Onlarda cevap vermişler:
”Evet var ”…
Ben 2008 Nisan ayında edinmişim bu kitabı. İlk sayfasına her zaman not ederim aldığım tarihi.
Çocuğunuz Sizden Ne bekliyor kitabın adı. Tam 316 sayfa
Yıllardır ailelerin büyük ümitlerle merak ettikleri bütün konularla ilgili en sık sorulan soruları derleyerek içten ve işlevsel yanıtlardan oluşturmuşlar içeriği. Ara ara merak ettikçe karıştırılan, karıştırdıkça başka yanıtları bulma isteği yaratan bir kitap insanda.
Ve gelelim sorunun yanıtına152.sayfada Özgür çocuk yetiştirme formülü mevcut
(her zamanki gibi ailelerden aileye çocuktan çocuğa bireysel farklılıkları göz önünde bulundurmalıyız ama” özgürlük için önce ihtiyaçların karşılanması gerekir” diyor uzmanlarımız)
BURDA ÇOCUKLAR EN ÇOK NEYE İHTİYAÇ DUYARLAR SORUSU BELİRİYOR?
Cevap: 3s, 3ö
EVET, BÖYLE YAZIYOR AYNEN
Bu bir simge sadece,
Ama çocuklar en çok neye ihtiyaç duyarlara çok iyi bir cevap
Bende ilk okuduğumda bir kez daha okuma ihtiyacı hissetmiştim…
s1:sevgi
s2:sınır
s3:sorumluluk
ö1:övgü
ö2:öpücük
ö3:özen
Her maddeyi güzelce örneklerle açıklamışlar.
”Ne kadar da özgürlük başıboşluk, sınırsızlık, sorumsuzlukla sıkça karıştırılsa da…
Kendi sınırlarını bilmeden başkalarına karşı sorumluluk taşımadan” Özgür ”olunamaz özgürlük yukarıdakilerin doğal sonucudur ”diyor kitabın uzman yazarları.

Doğaya
Hayvanlara
İnsanlara
ÇocuklarımızA ve kendimize öncelikle 3s’yi yaparak yaşayarak rol model olduğumuz gerçeği ile yüzleşerek
3ö ..LERİDE İHMAL ETMEMEK GEREKİYOR
3S ile 3Ö’yü ara ara tekrar tekrar içselleştiren HAYALCİANNE
3O Aralık 2009mutlu VE ÖZGÜR seneler sizebanada mutlu VE ÖZGÜR yaşlar..
Start Slide Show with PicLens Lite








.




Sağ ve sol beynin tanımı yapıldıktan sonra işlevi ve işleyişi örneklenerek hep beraber dinleyicileri de sunumun içine katan oldukça neşeli, eğlenceli bir toplantı gerçekleşti. Ben hem eğlendim hem çok keyif aldım.
Çünkü ev ortamında yaşanan çatışmaların etkisiyle beynin kendi kendini buna göre bir alt yapı oluşturarak organize ettiğini ve etki altında kaldığını anlattı. Çocuklukta yaşanılan bütün travmaların kişilerin hayata bakış açılarının ana köklerini oluşturduğunu vurguladı.
Bu duygusal dönemde huzurlu, doygun güvende hisseden çocukların kişiliklerinin ve özgüvenlerinin kalitesinden bahsetti. 1–4 yaş matematiksel, bu dönemde de matematiksel işlemleri, sıralama, sınıflama, ayrıştırma vb. oyunlarında günlük hayatında her zaman kullanma pratiği geliştirebileceğimizi ve bunun katkılarının mutlaka olacağını anlattı. Örnek: hep birlikte yemek masası hazırlığında “hepimize birer tabak getir” gibi, ”biz kaç kişiyiz, sayalım” gibi.











Beylikdüzü'nde Anaokulu tavsiyesi.










